10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
Truva Savaşının ardından yaşanan iğrençlikleri Akhilleus'un kölesi Briseis'in gözünden anlatan bir eser. Kızların Suskunluğu kitabının devamı niteliğinde ama onu okumadan da okuyabilirsiniz, iki kitabı da aldıysanız kızların suskunluğunu önce okumanızı tavsiye ederim. Kitap boyunca Briseis'in diğer kızlara yardım etmesi çok hoştu, çoğunlukla olaylar bunun etrafında dönüyor. Helena'yı, Hekabe'yı, Andromakhe'yi ve pek çok İlyada 'da geçen köleleri görüyoruz. Güçlü, kahraman olarak adlandırılan ve binlerce yıldır ünleri böyle süren adamların diğer yüzünü gösteriyor bize yazar. Savaştan sonrasını anlattığı için biraz karanlık bir kitap, oturup Truvalıların yazgısına yandığım pek çok an oldu. Bu tarz antik çağ konulu kitapları seviyorsanız kesinlikle öneririm.
1000Kitap
Troyalı KadınlarPat Barker · İthaki Yayınları · 2023305 okunma
Antik Yunanda Kadın
9/10
·80 syf.··
2025 20. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 00:00
Antik Yunan'ı çok seven birisiyim ve zaman zaman zorluklarını düşünmeden 'o vakitler yaşayacaktım işte' diyorum. Bu isteğimin mantıksızlığını bu kitap bana bir kez daha gösterdi. Truva'nın kraliçesi bile köle haline geliyor. Soylu bir kadın değilseniz ,hatta olsanız bile, kadın olmak o dönemler resmen lanet gibi görülüyor. Okurken elbette keyif aldım ama bana o zamanların gerçeklerini ve Hekabe'nin intikamını göstermesi kitabı ayrı olarak güzelleştirdi şahsen.
HekabeEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2013120 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Briseis’in Suskunluğu
8/10
·320 syf.··
2025 3. kitabı
Romanın merkezindeki karakter, Briseis, bir “ganimet” olarak Akhilleus’a verilir. Homer’in İlyada’sında adı geçse de hisleri, düşünceleri ve yaşadığı travmalar hiçbir zaman anlatılmamıştır. Barker bu sessizliği kırıyor ve Briseis’in gözünden savaşın ve kahramanların hayatına bakmamıza izin veriyor. Roman boyunca, Briseis’in sessizliği, okura hem tarih boyunca kadının sesinin nasıl bastırıldığını hem de bireysel travmanın psikolojik etkilerini hissettiriyor. Briseis’in hikâyesi yalnızca bir kadının savaşta esir düşmesinin öyküsü değil; aynı zamanda, özne olmaktan nesneye indirgenmenin ve bunun psikolojik yansımalarının bir temsili olarak okunabilir. Romanın başından itibaren Briseis, kendi iradesi ve kimliği ile değil, Akhilleus ve savaşın getirdiği koşullarla tanımlanır. Bu durum, günümüz psikanalitik literatüründe sıkça bahsedilen “öznellik kaybı” ve “bastırılmış travma” kavramlarıyla paralellik gösterir. Ona göre hayatta kalmak, itaat etmek ve görünmez olmak anlamına gelir; çünkü konuşmak, geçmişi ve yaşanan acıyı tekrar yaşamak demektir. “I have become a creature of patience, of endurance. Every woman has.” Barker, bu satırlarla hem antik dönemdeki hem de tarih boyunca bastırılmış kadın seslerine dikkat çekiyor. Briseis’in sabrı bir erdem değil, bir zorunluluktur; çünkü hayatta kalmak için mecburen susturulması gerekir. Bu açıdan roman, sadece mitolojik bir yeniden anlatı değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyetin, iktidarın ve tarihsel sessizliğin eleştirisi olarak da okunabilir. Romanın etkileyici yanlarından biri de, Briseis’in içsel dünyasını, duygularını ve düşüncelerini detaylı bir biçimde sunmasıdır. Barker, savaşın erkeklerin gözünden sunulan epik kahramanlık hikâyesini, kadın bakış açısıyla dengeliyor. Okur, savaşın yalnızca strateji ve cesaretle ilgili
Mitoloji
Kızların SuskunluğuPat Barker · İthaki Yayınları · 20201,562 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 15:05
Kassandra; Troya Kralı Priamos ve Hekabe'nin kızı, Hektor ve Paris’in de kardeşidir. Kassandra, Apollon’a istediğini vermediği için, geleceği görmesine rağmen kimseyi buna inandıramamakla lanetlenmiştir. Truva Savaşı’nda gerçekten de öyle olmuştur. Yenilecekleri konusunda çevresini uyarsa da kimse ona inanmamıştır. Kassandra kadın olarak zor zamanlar geçirmiş, çevresinden hakettiği saygıyı görmemiştir. Truva savaşı sonrasında da Agamemnon’un esiri olarak Sparta’ya götürülmüştür. Eserde Kassandra’nın öyküsüne, Truva Savaşı’nın pek bilinmeyen ayrıntılarına, o dönemdeki bir kadının yaşadıklarına yer verilmiştir. Bu kitabı okuyana dek Truva Savaşı’nı hep Yunanlılar’ın gözünden okuduğumu farketmemiştim. Bu kitap ile birlikte resmin diğer tarafını da görme fırsatım oldu. Savaş sonrası esir düşen Truvalı kadınlar hakkında pek çok kitap okumuştum fakat savaş sırasında da neler yaşadıklarını görmüş oldum. O nedenle bu kitabı okuduğum için mutluyum. Yine de bu eseri Truva Savaşı’na biraz hakim olarak okursanız çok daha anlaşılır olacaktır. Böylelikle pek çok karakter ve olay geçişine rağmen zorlanmamış olursunuz.
KassandraChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025766 okunma
3/10
·344 syf.··
2025 24. kitabı
Bin gemi değil ismi Bin karakter olmalıydı!!!! Troya savaşı ardından her iki tarafta da kalan kadınların hikayesini okuyoruz ama zaman atlamaları ve geçişler başımı döndürdü olumsuz anlamda. Epik Şiirin esin perisi Kalliope 'nin banane şiir falan yazmak istemiyorum tripleri ile başlıyor kitap. Kısacık bir bölüm şimdi asıl hikaye başlayacak diye şevkle devam ettim. Ve ikinci bölümde KREUSA adında bir soylu Troyalı kadının gözünden savaşın tahribatinı okurken biraz daha olaylara dahil hissettim. Troya - Grek savaşı Savaşın nedenini filmlerden de izledik ama kitap bize tanrılar arasında geçen bölümlerde aslında dünyadaki insan çoğunluğunun Toprak Ana Gaia tarafından taşımakta zorlandığını ve bir savaşın gerekliliğini de anlatıyor. Ama bu bölümleri o kadar kopuk ve kesit kesit veriyor ki eğer tam konsantre ve kısa zamanda okumasaydım muhtemelen kitabı yarım bırakırdım. O dönemler tanrılara sunulan adaklar çok mühim mevzu ve Greklerin tahta atını da Tanrılara sunulan bir adak sanıyorlar. Grek bir savaşcı kralı buna ikna edebiliyor ve atı içeri alıyorlar Truvalılar ve buna karşı gelen sadece kralın eşi Hekabe ve rahip Laokoon. Hakebe'nin atı istememe ve şüphelenme savunması zekiceydi ve o an karar verdim Hekabe 'nin hikayesini takip için bile devam edebilirim. Tutunacak dal arıyorum çünkü kitap 12 farklı bakış açısı ile anlatılıyor. Hiç bir karakter derinleşmiyor. Kadınların hikayesi olacaktı ama Paris'in de geçmişini öğreniyoruz ; Akillius'un da! Yazar mitolojiye hakim belli ama okuyucu bu kadarını almaya hazırlıklı mı bilemiyorum, ben güzel sanatlar mezunuyum mitoloji dersi aldığım halde bu kopukluklar beni çok rahatsız etti. Odisseus'un karısı Penelope'nin mektulparını okumak işkence oldu. Hera , Athena ve Afrodit'in Altın elma için Paris'e sundukları vaadler kısmı
Bin GemiNatalie Haynes · Epsilon Yayınevi · 2022197 okunma
Troyalı Kadınlar
8/10
·80 syf.·
2023 15. kitabı
Kitaptan bahsetmeden önce, kısaca yazardan bahsetmek istiyorum. Euripides, Atina'da yetişmiş, üç büyük ozandan biridir. Savaş karşıtı eserler vermiştir. (Ayrıyeten zamanında sahnelerin filozofu olarak da tanınırmış) Kitaba gelecek olursak, tiyatro metini okumayı seven ve mitolojiye ilgi duyan kişiler için gayet iyi bir kitap. Troyalı Kadınlar, bir tragedya. Konu, Truva Savaşı'ndan sonra esir düşen Troyalı kadınların (Hekabe, Kassandra, Andromakhe, vb.) başına gelen olaylar dizisini anlatıyor. Kraliyet ailesinden hayatta kalanlar Akha' lara köle ve cariye olarak dağıtılıyor. Hektor ve Andromakhe'nin oğlu, vahşice öldürülüyor... Okurken, yakılan ağıtları gerçekten de dinliyor gibi olacağınız bir eser. Ayrıyeten okumadan önce Truva Savaşı hakkında bilgi sahibi değilseniz, az da olsa bilgi sahibi olmanızı tavsiye ederim. Yoksa okurken hiçbir şey anlamazsınız. Kim, ne ve ne olmuş diye düşünürken kitap bitecektir ve siz okurken zevk alamamış olarak kalacaksınız. Troyalı Kadınlar Euripides
1000Kitap
Troyalı KadınlarEuripides · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022771 okunma