Muhteşem bir dili, kurgusu ve çok farklı bir atmosferi var. Yazarın anlatımına hayran oldum. Kitap roman fakat içinden şiirler de geçiyor. Ben Kemal Hamamcıoğlu ile ilk şiirleriyle tanışmıştım, kitabı alış sebebim şiirleriydi. Bu kitabı kaybedenler kulübünün üyeleri, tutunamayanlar en iyi anlayacak en çok. Acıdan geçmek, belli bir yaşanmışlıkta olmak lazım bu kitabın derinliklerini görebilmek için. Bitiyor olmasına üzüle üzüle okudum, hala etkisindeyim. Şiddetle tavsiye ediyorum. Okuyun, okutun..
Kitap, aforizmalardan oluşuyor çoğunlukla. Fakat çoğunu çok düz, sıradan ve sıkıcı buldum. Sonlara doğru işlenen temayı ve ölümle ilgili yazdıklarını daha edebi buldum. Kitabı, kitabın adı satın aldırıyor... Ve neredeyse kitabın içindeki en güzel söz de kitaba adını veren cümle. Benim gibi sanal alışveriş sitelerinden alacaklara söylemek istediğim tek şey, kitabı sakın incelemeden almayın.
(spoiler içerir.)
Serinin en sürükleyici kitabı. Okurken elimden bırakabilmek oldukça zor oldu. Yerdeniz öyküleri serinin aktığı zaman çizelgesinin biraz daha gerisindeki eski olayları anlatıyor. Ogion’un gençliğine, Ged’in başbüyücülük dönemlerine rastlamak yıllardır görmediğiniz bir yakınınızla yol üzerinde tesadüfen karşılaşmışcasına sizi mutlu ediyor. Roke’un tarihi hakkında kafamızdaki soru işaretlerine cevaplar bulurken, Ged gittikten sonra Roke’nin içinde bulunduğu sarsıntılara ve bırakıldığı hadiseden nasıl kurtulduğuna şahit oluyoruz. Kitabın içinde yer alan öykülerin hiçbiri birbirinden bağımsız değil, herbiri birbirine gelecek öyküde açılacak bir kapı buluyor. Ben okurken çok keyif aldım, son sayfaları çevirirken -elimde serinin bir sonraki kitabı yanımda olmasına rağmen- lütfen bitmesin demekten kendimi alıkoyamadım. Yerdeniz ÖyküleriUrsula K. Le Guin