İlk olarak söylemem gereken şey; zaman geçişleri sıkıntılı mıydı bana mı öyle geldi? Yani gerçekten anlamadım 50’li sayfalara kadar bir günümüz bir geçmiş anlatılıyordu ancak o kadar ani oluyordu geçişler ki bir an kendimi mi vermedim acaba diyerek baştan okuduğum yerler oluyordu.
İkincisi sayfa düzeni alışık olduğum şekilde değildi.
Üçüncüsü Norveç Edebiyat’ı ya da İskandinav kültürüne dair bir bilgim olmadığı için inanın isim olarak bile zorlandım. Kim erkek kim kadın anlayamadım ve biraz okuyup tahminde bulunmam gerekti.
Kitabın genel olarak içeriğine gelirsem de 4 kardeş ve bir miras diyebilirim. Bu dört kardeşten iki numara olan Bergjlot beş-yedi yaş arasında babasından taciz görmüş bir çocuk. Bu tacizi büyüdüğünde dile getirmeseyle aileden dışlanan bir çocuk. Anne ve babasının yaşlanmasıyla mirasın bölünmesi durumu ortaya çıkıyor. Ve geçmiş tekrardan gün yüzüne çıkıyor.
Okumadan önce ensest bir durum olduğunu biliyordum. Ve kendimi kötüye hazırlamıştım. Heralde kendimi çok kötüye hazırlamışım okuduğumda kafamda kurduğum kadar kötü olmadığını farkettim. Malum gerçek hayatta daha kötülerini görüp okuduğumuz için maalesef. Ben beğendim okumak isteyenlere tavsiye ederim.