Hem günlük hayatlarını hem de deneyimlerini paylaşmak için çektikleri fotoğraflarda gerçek kadın bedeninin sansürlenmesi yalnızca fiziksel özgürlüklerini kısıtlamakla kalmaz, toplumsal pişemizin derinlerinde kadın bedeninin bir tabu olduğunu; nesnel bir açıdan ele alınamayan, kabul görmesi için kontrol altına alınıp manipüle edilmesi gereken bir obje olduğunu savunan kaotik bir düşünce yapısı oluştuğunu da gösterir.
Hem derin bir korkunun esiri olmuş hem de sanki nicedir aradığım bir şeyi bulmuş gibiydim. İlk kez karşılaştığım bir kadın nasıl olur da bu kadar tanıdık ve yakın bir his uyandırıyordu bende?
*54. Ey iman edenler! İçinizden her kim dininden dönecek olursa, Allah* onları yok eder ve yerlerine *öyle bi toplum getirir ki;hem Allâh onları sever, hem de onlar Allah'ı severler;iman edenlere karşı* çok merhametli ve *alçakgönüllü, karfirlere karşı da* son derece şahsiyetli ve *onurludurlar;* vahyin ortaya hayat sistemini yeryüzünde hakim kılmak için *cihad ederler.* bu yolda karşıların çıkabilecek hiç bir engel onları durduramaz. Çünkü onlar, *hiç kimsenin kınamasından,* tehdit ve işkencesinden *korkmazlar.* yalnızca Rabb'lerinin rızasını kazanmak amacıyla, emin ve kararlı adımlarla hedefe doğru yürürler.
*İşte bu, Allah'ın lütfudur, onu dilediğine bahşeder.* Ayrıca, ilahi lütfa nail olmak isteyen ve bu yolda gereken çabayı harcayan her kuluna rahmet kapılarını sonuna kadar açar. Öyleyse, güzel davranışlar göstererek onun lütfuna layık kullar olmaya çalışın. Unutmayın ki, *Allâh*'ın lütuf ve merhameti *sınırsızdır,* O herşeyi *bilendir.*
Peki kendinize kimi dost edinecek, kimin kararlarına müracaat edecek, hayatın problemlerini kime danışacaksınız?
*55. Sizin* yardımcınız, koruyucunuz ve gerçek *dostunuz* kafirler ve münafıklar değil; *ancak Allah'tır, O'nun Rasulüdür ve* tam bir teslimiyetle ona
*boyun eğerek namazlarını kılan, zekatlarını veren mü'minlerdir!
56. Her kim Allah'ı, Rasulünü ve müminler kendisine dost edinirse,* ona müjdeler olsun, hak ile batılın mücadelesinde *üstün gelecek olanlar, kesinlikle Allah'ın tarafında yer alanlardır!*
(Maide suresi)
843) Fülân b. Abdirrahman b. Yezid'den, Abdullah'ın (radıyallahu anh) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kuşkusuz ki bu Kur'ân, hem şefaat eden hem de şefaati beklenendir. Şahittir, tasdik edendir. Onu rehber edineni cennete götürür, arkasına atanı ise cehenneme götürür."