9/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Eserin ilk sayfasında kitabın ana hattını gösteriyor okuyucuya yazar. "Tarihi Bilgi" olarak kaleme alınan cümleler, kısa, net ve açıklayıcı. Sadece ilk sayfadaki satırlardan kitabın konusu belli ancak eserin derinliği bir arka sayfadan itibaren başlıyor. Tıpkı bir göl veya deniz gibi. Üstten ana hattın kendisi gözükürken suyun altında bambaşka manzaralar mevcut. Hamnet'i okurken bu duygular hissedilerek sayfalar çevrilecek. "1580'lerde, Stratford'daki Henley Caddesi'nde yaşayan bir çiftin üç çocuğu oldu: Önce Susanna, ardından ikiz olan Hamnet ve Judith doğdu. Hamnet adındaki oğlan 1596'da on bir yaşında öldü. Dört yıl sonra, babası Hamlet Adında bir oyun yazdı." Bu cümlelerden sonra yazarın kim olduğunu bilerek adım atılacak, ancak o, bu kitapta "Agnes'in kocası" olarak yer alacak. Çünkü bu kitabın baş kahramanı Agnes. Atılan adımlarda Agnes'in hikayesi kucak açarken bu roman bir yasın derinliğini en çarpıcı şekilde gösterecek okuyucuya. İlk bölümde geçmiş ve şimdi iç içeyken ikinci bölümde ise yaşanan derin acının yasına tanık olunacak. Bu bölümler gerçekliğin ve kurgununun birleşmesi ile harmanlanmış. Eserin derinliği ise burada kendisini net bir şekilde belli edecek. "Bütün hayatların, her şeyin oradan dışarı aktığı ve her şeyin oraya geri döndüğü bir çekirdeği, merkezi, sıfır noktası vardır." Agnes karakteri herkesten farklı, Agnes da bunun farkında ve hiçbir zaman inkar etmiyor. Onu olduğu gibi seven birisini bulduğunda ise yaşamının nasıl ilerleyeceğini çoktan bilecektir. Evet, bilecek çünkü Agnes bu dünya ile diğer dünya arasındaki ince çizgiyi görebiliyor. Bu çizgi tıpkı bir zar gibi, sadece kendisi görebiliyor. Hayatının en büyük gerçeğini ise Hamnet'in, kız kardeşi için yardım edecek birisini ararken, iki kilometre uzaklıkta kendi içinde oluşan
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
10/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
#pandadiyorki Hamnet Bu 1580'lerde, Stradford'daki Henley Caddesi'nde yaşayan bir çiftin ve çocuklarının hikayesi. Susanna, Judith ve Hamnet. Yazarın o kadar temiz ve akıcı bir üslubu var ki daha elime alır almaz beni büyüledi. Bir anda kendimi 16.yüzyıl kırsallarında buluverdim. Tepeden esen rüzgarı bile hissettim sanki. Bu hikayede iki zaman aralığında gidip geliyoruz. Birinde Shakespeare ve Agnes'in tanışma ve evlilik sürecine şahitlik ederken diğerinde bir hastalık, bir kayıp ve meşhur Hamlet eserinin yazılma sürecine ortak oluyoruz. Her şey o kadar detaylı ve zekice kurgulanmış ki. Evet bir kurgu roman okuyoruz fakat şuan bütün okuduklarımın aynen bu şekilde yaşandığına yemin edebilirim Eğer bu kitaba, Shakespeare odaklı bir okuma beklentisi ile başlıyorsanız, hayır, bu esasında Agnes'ın hikayesi. Onun iç dünyası, onun acısı, onun yası. Burada Shakespeare, Agnes'ın kocası, Latince öğretmeni veya eldivencinin oğlu olarak anılıyor sadece. Varoluşsal sancılarının, durdurulamaz yaratma isteğinin ve melankolisinin arasında sıkışmış vaziyette. Onu hepimizin tanıdığı halinden ziyade bir oğul, bir aşık, bir baba olarak okuyabilmek benim çok hoşuma gitti gerçekten. Fakat kitabın çoğunda Londra'da kendi dünyasında. Bu yüzden Agnes hep tek başına mücadele eden, herkesi kanatları arasına alan müthiş bir ruh olarak karşımıza çıkıyor. Sadece bir bakışı ile insanın geçmişini, gelecegini ve ta içini görebilen çok özel bir ruh Agnes. Onun acısındaki zerafet ve ruhani boyut, insanın kalbine bir ok gibi saplanıyor. Gözyaşlarımı tutmakta öyle zorlandım ki. Kendinizi bir anda Agnes'ın yerine koyuyor, o kor gibi acıyı hissediyor ve bu yükün ağırlığı ile başbaşa kalıyorsunuz. Ve o final... Ögretmen, eldivencinin oğlu veya Agnes'ın kocası. Tüm bu sıfatlara ek olarak ilk kez
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·488 syf.··
2026 30. kitabı
Müfettiş Anjelica Henley, yıllar önce yedi kişiyi vahşice katleden "Testereli Katil" lakaplı Peter Oliver’ı yakalarken ölümün eşiğinden dönmüş, o günden beri aldığı fiziksel ve ruhsal yaralar yüzünden saha görevinden uzaklaşarak güvenli masasına sığınmıştı. Ancak şehrin farklı noktalarında bulunan iki farklı kurbana ait vücut parçaları, Henley’yi masa başındaki huzurundan çekip en büyük kabusuyla yeniden yüzleşmeye zorluyor. Cesetlerdeki imza tanıdıktır; sadece polisin bildiği, basından gizlenen o korkunç detay: Peter Oliver’ın mührü. ​Henley ve çaylak yardımcısı Ramouter, zamana karşı amansız bir yarışa girerken akıllarında tek bir soru var: İçerideki canavarın bir ortağı mı vardı, yoksa Oliver’ın yöntemlerini santim santim ezberleyen kusursuz bir taklitçi mi sokaklarda avlanıyor? ​Gerçeğin kapısını aralamak için hapishaneye, celladının karşısına giden Henley, orada beklediğinden çok daha büyük bir kaosun fitilini ateşlediğini fark eder. Kurbanların neden hedef olduğu yavaş yavaş çözülürken, Henley’nin kapısına bırakılan o korkunç kurye paketi, oyunun henüz yeni başladığının kanıtıdır. ​Şehir sessizliğe gömülürken, avcı ve av arasındaki çizgi siliniyor. Müfettiş Henley, kendisini öldürmeyen canavarı bu kez durdurabilecek mi? Bu kitap çıktığında konusu ilgimi çekmişti ama yayınevinin seri devamları konusunda yeterince güven vermemesi yüzünden uzun süre mesafeli durdum. Hatta "Arife okuyalım” dediğinde biraz mırın kırın etmiştim… ama bir bakmışım, kitabı ondan önce almışım bile Neyse ki okuduğuma pişman olmadım. Kitabı genel olarak severek okudum. Yazarın kalemini beğendim; kurduğu olay örgüsü ve yarattığı atmosfer oldukça güçlüydü. Anlatımı akıcı, olayları gözümde canlandırmakta hiç zorlanmadım. Beni en çok delirten nokta ise Müfettiş Henley’in özel hayatındaki
Testereli KatilNadıne Matheson · Pegasus Yayınları · 202515 okunma
Evlat acısının sanata dönüşmesidir Hamlet...
8/10
·293 syf.··
2026 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 19:10
Popüler kültürün kölesi oldum ve filmini duyunca koşa koşa kitapcıya gidip kitabı aldım ve okumaya başladım yüksek ihtimalle de bu incelemeyi yazdıktan sonra filmini izlemeye gideceğim. Neyse ki popüler kültürün bana bulaşan kısmı kitaplardan geliyor. Bu yüzden bunu bir utanç değil, kendimce küçük bir onur sayıyorum hahaahhs -Kitabı beğenmeyenler fazla beklentiye girenler diye düşünüyorum. Arkadaşlar beklentileri düşürün özellikle popüler olan kitaplardan. O zaman zevk daha fazla artıcalktır güvenin bana.- İrlandalı yazarımız Maggie O'Farrel, Shakespeare'ın Hamlet oynunu, biraz gerçeklik biraz kurgusallıkla bize bu hikayeyi anlatıyor. Hikayede Shakespeare'ın ailesi anlatılıyor fakat burada Shakespeare adı kullanılmıyor, genelde 'kocası, babası, öğretmen' diye geçiyor. Yani aslında bu hikaye Shakespeare'ın hikayesi değil Agnes ve çocuklarının hikayesi. Bu bir aşk hikayesi değil, bu bir toplum sorunlarını anlatan bir kitap da değil, bu bir anne ve babanın evlat acısıyla nasıl başa çıkabildiklerini -ya da tam tersi,çıkamadıkları- onun hikayesi. 1580'lerde Statford'daki Henley Caddesi'nde yaşayan bir çiftçinin üç çocuğu oldu: Önce Susanna, ardından ikiz olan Hamnet ve Judith doğdu. Hamnet adındaki oğlan 1596'da onbir yaşında öldü. Dört yıl kadar sonra babası Hamlet adında bir oyun yazdı. Bu tarihi bilgiyle başlıyor kitabımız. Kitabın başında Hamnet kardeşi için doktor aramaya sokağa çıkıyor kardeşi ateşler içinde yatak döşek yatarken, bir yandan da Hamnetin annesi Agnes'ın hikayesi anlatılıyor. Babasıyla nasıl tanıştıkları ve evlendikleri. Yani hikaye iki eksende ilerliyor ki böyle anlatımlar çok hoşuma gidiyor. Shakespeare'ın karısı Agnes, asıl adı 'Anne Hathaway' fakat Agnes'da dedikleri için yazar Agnes adını kullanmayı tercih etmiş. Şifalı otlarla haşır neşir,
Araştırma-İnceleme
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Hamnet
6/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
16.yüzyılın sonlarında İngiltere’nin Henley kasabasında bir eldivencinin oğlu, yazdığı eserleriyle dünya edebiyat tarihinin en bilinen ismi haline geldi. Onun ismini dünyanın neresine giderseniz gidin görmeden ve duymadan edemezsiniz. William Shakespear’in… Maggie O’Farrell 2020 yılında gerçek olaylardan esinlenerek Hamnet’i kaleme almıştır. Kitabın sonunda da kurguda neleri eklediğini ve değiştirdiğini de açıkça belirtmiştir. Kitap bittiğinde gerçekten yaşanıp yaşanmadığı konusundaki sorularımızın yanıt bulduğunu söyleyebilirim. Kitap her bir anne ve babanın hayal bile etmek istemeyeceği en korkunç acıyı temel alıyor ve bunu okura büyük bir ustalıkla aktarıyor. Edebiyat tarihinin en ünlü isminin ve ailesinin yaşadığı bu trajediyi okurken gözlerinizin dolmaması, kalbinizde bir sızı hissetmemeniz ve hayatın acımasızlığını sorgulamamanız imkansız. Yazarımız kitabın başlarında bir bölümde karakterlerimizin geçmişlerini anlatırken bir bölümde o anki durumu anlatma yöntemini izlemiş. Kendimizi geçmiş ve şu anki olayları okurken buluyoruz. İki zaman çizgisini takip etmek yer yer zorlasa da okurken keyif aldığımı söyleyebilirim. İncelemeyi kitaptan sevdiğim alıntılar ile bitirecek olursam: "Sana verilen şeyi değiştiremezsin, payına düşeni eğip bükerek farklı bir şeye dönüştüremezsin." "Hayat varsa, umut da vardır. "
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
10/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 16:43
"1580'lerde, Stratford'daki Henley Caddesi'nde yaşayan bir çiftin üç çocuğu oldu: önce Susanna, ardından ikiz olan Hamnet ve Judith doğdu. Hamnet adındaki oğlan 1596'da, on bir yaşında öldü. Dört yıl kadar sonra, babası Hamlet adında bir oyun yazdı.
Alıntı
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Reklam
Reklam