Verilen sıcaklığı araması İlk canlıdan süregelen bu gerdek Biz uygun gördük siz de kınamayın Kolların bacakların istekle sarması Vakit yok birazdan hepinize O önüne durulmaz gece olacak Sevmek bir bütün nereden baksan Ne ayıp ne günah ne uygunsuz Kolların da ağzın da yüreğe katılması Tersi yarım tersi yalan tersi yapma O umulmaz buğuyu yaratıyor Sevginin soydan soya sürmesini Bir küçük tohumda iletilen aşk Saçların birbirine karışması Biz o susturulan ağzı kişilerin Gizliden güvendiğiniz düzensizlik Nasıl belli bize hak verdiğiniz Ne güzel eğik alınlarınızın İnandığınız kuşkularla buruşması Kalkın davranın doğrulun Vakit yok birazdan her yerde O önünde durulmaz gece olacak
Sayfa 55·Kitabı okudu
Şiir
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim dizboyu sulara Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum Hiçbirinizle döğüşemem Siz ne derseniz deyiniz Benim bir gizli bildiğim var Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Ben tam dünyaya göre Ben tam kendime göre Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
beni aradığı ve izlerime rastladığı yerlerdeki izler, beni orada aradığı için varlar. canım insanlar, gülmeyin. bu hepinize oluyor şu an.
"Şeytan, kendi çıkarı için Kutsal Kitap'tan alıntı yapabilir. Merak ediyorsan, bu sözü William Shakespeare söylemiş. Ama ben şeytan değilim, Anthony. Ben, hepinize cehenneme kadar eşlik edecek olan meleğim."
Sayfa 83·Kitabı okudu
Alıntı
Geçmiş
Babası bir deniz tanrısına âşık olmuştu. Tanrı'nın adı Osidisen'di ve ebeveynleri, Kissen ve ağabeylerini tanrının onlara gösterdiği ilginin şerefine isimlendirmişti: Tidean "gelgit üstünde," Lunsen "sudaki ay," Mellsenro "yuvarlanan taşlar" ve Kissenna da "denizin aşkından doğan" anlamına geliyordu. Osidisen ağlarını balıklarla doldurup çocuklarına, ne zaman fırtınanın içine dalmaları, ne zaman ondan sakınmaları gerektiğini öğretti ve her gün avlarıyla birlikte eve sağ salim dönmelerini sağladı. Kissen ve ailesi, denizin onlara verdikleriyle büyüdü. Gelgelelim deniz tanrısı Talicia topraklarına şans getirmedi. Sonunda da tepelerdeki köylerde yaşayanlar Ateş Tanrısı Hseth ve onun zenginlik vaatlerine kandı. Herkes ateşi sevenlerin servetinin peşindeydi. Talicialılar, Hseth adına teknelerini yakıp silahlar yapmak, pirinci ısıtmak ve çınlaması falezden dağ sınırına dek duyulan büyük çanlar dövmek için ormanlarındaki ağaçları kestiler. Osidisen'in suları boşaltıldı ve toprağın üzerinden dumanlar yükseldi. Çok geçmeden daha başka, daha karanlık şiddet öyküleri şehirlerden köylere yayılır oldu: Ateş tanrısı adına kurbanlar veriliyor, avlara çıkılıyor ve istenmeyen kişiler temizleniyor, onu memnun etmek için düşmanlar ve köklü aileler ateşe veriliyordu. Bir gece, Mellsenro'nun parmaklarına mürekkeple isminin yazıldığı on ikinci yaş gününden sonraki gece, on bir yaşındaki Kissen tuhaf bir şekilde yoğun ve tatlı kokan bir dumanla uyandı. Duman boğazını yakıyordu. Kissen kendine geldi ve ağızlarına kumaşlar örtülü, yüzleri kömür tozuyla sıvanmış ve saçlarında küçük lambalar gibi parlayan çanlar olan adamlar tarafından taşındığını fark etti. Kissen'ın kolu bacağı kıpırdamıyordu ve göğsü, rüya âleminden çıkamamış gibi ağırdı. O tatlı dumanı tanımıştı: Bu, sless tohumlarının
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Hepinize aydın "uyuşuklar".
..."gün" hecesini kırparak, sadece "aydın" dedi.
Sayfa 54 - Yordam Edebiyat.