KİTLESEL İMHA PLANI
Değerli okurlarım;
Gerçek olan her şeyin çok daha değerli olduğu bir zamandayız. Hakiki olan her cümlenin her kelimenin hatta her harfin çok daha anlamlı olduğu bir devirdeyiz. Sözün hakikatinin devamlılığı için yazmalıyız. Yoksa doğru sözlerin içini boşalttılar, manasız onca yazılar türettiler.
Doğru, hakikatli yazılar olmazsa, hiç kimse birbirini anlayamaz. Aslında yaşadığımız kaos, anlam karmaşası bundandır. Kelimelerin içi boşaltılarak insanların boş manasız, anlamsız bir hayatın içine bilinçli şekilde sevk edildiğine inanıyorum. Aslında bu tüm insanlığı sinsice imha planı.
Çekilen acılar sözün hakikatinin, doğrunun kaybolması yerine yalanın, talanın geçmesi sebebiyledir ki; tarih boyunca bir daha bu acıların yaşanmaması için yaşanılan tüm kitlesel acılar bile bugün normalleştirilmeye çalışılıyor.
Kitlesel imhalar top, tüfek, tankla yapılmıyor ki artık! Bu imhalar yüksek teknoloji, farmakoloji, mahiyeti belirsiz sıvıları bizim ve çocuklarımızın bedenlerine zerk edilmesi, yapay genler, DNA, tekamülü, tohum, GDO, uydulardan elektromanyetik frekanslar gönderilerek yapılıyor. Ve hiç kimsenin gerçek ölüm nedeni bilinmiyor artık. Her şey kamuoyundan gizleniyor.
Üzerimize dijital tsunami gibi gelen bu yeni dünya düzeni...Maalesef insan neslinin sona erdirme saikiyle programlanmış ‘’yapay zekâ ‘’ ürünüdür. Ve onların getirmek istedikleri gelecek; yapay, hibrit, mekanik, dijital köleliktir.
Değerli okurlarım; tarihe baktığımızda geçmişte olanlarla sanki bugünün temelleri atılmış, tarihte ne olmuşsa hepsi bu günler içinmiş. Salgınlar, depremler, sıvılar, gıda kıtlığı, buğday tarlalarındaki yangınlar, savaşlar, küresel ısınma, ahlak dışı sapkınlıklar, değişken cinsiyetler, dinsizlik... Hepsi çok ürkütücü ve insanların çoğunluğu