"İNCİ" Fazlasıyla tehlike arz ediyorsunuz
3.BÖLÜM 🌹İNCİ🌹 **Dokuz buçuk yaşındaydım. Psikologların sabırlı çabası, anneannemin sonsuz şefkati sayesinde sessizliğimden çıkmış, yeniden konuşmaya başlamıştım. Derslerim de gayet iyiydi. Sınıfta bir iki tanede arkadaşım vardı. Her ne kadar çok konuşkan olmasam da sınıfın birincisi olmam, beni onların arasında görünür kılıyordu. Genelde okula beni anneannem bırakırdı, ara sıra ise ben yürüyerek giderdim. O gün ise anneannem evde kalmış, ben hızlıca üstümü giyip yola çıkmıştım. Hava ılık, gökyüzü masum bir mavi tonundaydı. Adımlarım kaldırıma vurdukça küçük bir ritim tutuyor, ben de içimden mırıldandığım uydurma tekerlemeyle bu ritme eşlik ediyordum. Oynaya oynaya giderken yanımda beyaz bir araba durdu. Sanki tüm sesler kesildi. Motorun uğultusu, bu sessizliğin içinde yabancı ve rahatsız edici bir yankı gibi çınladı kulaklarımda. Başımı çevirdim. Şoför koltuğunda oturan esmer, tanımadığım bir adam bana bakıyordu. Dudaklarının kenarında beliren gülümseme garipti. İçimde, ismini koyamadığım bir sıkıntı bıraktı. Çocuk aklımla bile anladım: Bu gülümseme bana ait değildi, içten hiç değildi. Tedirgin olduğumu anlamış olacak ki “Korkma,” dedi. Sesini alçaltmış, yumuşatmaya çalışmıştı. Elini kaldırdı, avucunda çikolatalı bir gofret vardı ve bana uzattı. Her çocuk gibi benim de zaafımdı çikolata, gözlerim istemsizce parladı. Kalbim “Al” derken, zihnimde anneannemin sesi yankılandı: “Tanımadığın kimseden bir şey alma. Sakın onlarla konuşma, İnci…” İçten içe istesem de geri adım atıp başımı iki yana salladım. Hiçbir şey söylemeden adımlarımı hızlandırdım. Çikolatanın kokusu sanki burnuma kadar gelmişti ama içimdeki korku daha ağır bastı. Adam arabayı hareket ettirdi. Benim hızımı taklit ederek yanımda ilerlemeye devam etti ve direksiyonun
1000Kitap
TANRI VARSA BU KADAR KÖTÜLÜK NEDEN VAR?
Ateist cenahın en çok sorduğu üç soru aslında aynı kapıya çıkar: — Tanrı varsa kötülük neden var? — Allah neden müdahale etmiyor? — Masum çocuklar neden acı çekiyor? İlk bakışta üç ayrı soru gibi görünür. Ama gerçekte tek bir varsayıma dayanır: ➤ Demek ki Tanrı yoktur... Hayat sadece bu dünyadan ibarettir. İşte bütün düğüm de burada başlıyor. 1️⃣ Tanrısızlık (Ateizm) bu soruyu çözemez Önce şu soruyu soralım: ➤ “Kötülük” dediğiniz şey neye göre kötülük? ❗️Eğer evrende Tanrı yoksa, her şey "kör süreçler"in ürünü ise: — Deprem neden kötü olsun — Hastalık neden kötü olsun — Zulüm neden kötü olsun... ➤ Hepsi sadece "doğal süreç"tir! Aslanın ceylanı parçalayışı ne kadar “kötüyse”, insanın insana yaptıkları da o kadar “kötü” olur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
KİTLESEL İMHA PLANI
                     KİTLESEL İMHA PLANI Değerli okurlarım; Gerçek olan her şeyin çok daha değerli olduğu bir zamandayız. Hakiki olan her cümlenin her kelimenin hatta her harfin çok daha anlamlı olduğu bir devirdeyiz. Sözün hakikatinin devamlılığı için yazmalıyız. Yoksa doğru sözlerin içini boşalttılar, manasız onca yazılar türettiler. Doğru, hakikatli yazılar olmazsa, hiç kimse birbirini anlayamaz. Aslında yaşadığımız kaos, anlam karmaşası bundandır. Kelimelerin içi boşaltılarak insanların boş manasız, anlamsız bir hayatın içine bilinçli şekilde sevk edildiğine inanıyorum. Aslında bu tüm insanlığı sinsice imha planı. Çekilen acılar sözün hakikatinin, doğrunun kaybolması yerine yalanın, talanın geçmesi sebebiyledir ki; tarih boyunca bir daha bu acıların yaşanmaması için yaşanılan tüm kitlesel acılar bile bugün normalleştirilmeye çalışılıyor. Kitlesel imhalar top, tüfek, tankla yapılmıyor ki artık! Bu imhalar yüksek teknoloji, farmakoloji, mahiyeti belirsiz sıvıları bizim ve çocuklarımızın bedenlerine zerk edilmesi, yapay genler, DNA, tekamülü, tohum, GDO, uydulardan elektromanyetik frekanslar gönderilerek yapılıyor. Ve hiç kimsenin gerçek ölüm nedeni bilinmiyor artık. Her şey kamuoyundan gizleniyor. Üzerimize dijital tsunami gibi gelen bu yeni dünya düzeni...Maalesef insan neslinin sona erdirme saikiyle programlanmış ‘’yapay zekâ ‘’ ürünüdür. Ve onların getirmek istedikleri gelecek; yapay, hibrit, mekanik, dijital köleliktir. Değerli okurlarım; tarihe baktığımızda geçmişte olanlarla sanki bugünün temelleri atılmış, tarihte ne olmuşsa hepsi bu günler içinmiş. Salgınlar, depremler, sıvılar, gıda kıtlığı, buğday tarlalarındaki yangınlar, savaşlar, küresel ısınma, ahlak dışı sapkınlıklar, değişken cinsiyetler, dinsizlik... Hepsi çok ürkütücü ve insanların çoğunluğu
Piskoloji
HK
Okuzun tirene baktigi gibi bakacaksin yaratilmaya Sana ogretilmis ne varsa unut Cunku Dis dunyanin sana aktardigi ne varsa Hepsi Seni sana yabanci kilmak icin programlanmis bir savasci Amaclari seni de siradanlastirmak Oysa sen Yaratilmaya acilacan ilahi bir kapisin Unutma Hak ve Batilin savasi her daim/cihette var Sen bunun neresindesin? لا اله Yaratilmayi Ilk once Ve Sadece Seni bir oz yapan Kendi yapan Alemlerin rabbi olan Allahin seni uzerine insaa ettigi sistem dahilinde okumazsan Sen sen olmayacaksin Sana aktarilmis olandan arin Hicret et Nefsin yed-i kudretinde olan seni inşaa etsin...
Düşünce
Allah'a ulaşan cennete ulaşır
   düşün-sorgula-bil-anla     diğer yazılar : woto.com/mehdi  buraya çeşitli yerlere yazdığım yazıları kopyala-yapıştır olarak koyuyorum. mevzular değişiktir. fakat bütünlük içinde okunursa kasdedilen geniş çerçeveden daha net anlaşılır. --- tüm müslümanların kuran-ı kerim etrafında İTTİHAD (birlik, birleşme) etmesi lazımdır. ittihada zarar verecek yaklaşımlardan kaçınmalıdır. İTTİHAD olmazsa müslümanlar binbir çeşit gruplara bölünüp kendi aralarında çekişir durur. küresel şeytanizmin ve firavunizmin de istediği budur. ey müslümanlar, ALLAH BİRDİR, aynı Allaha iman edenler olarak İTTİHAD EDİN.  herkesin çok çeşitli fikirleri-görüşleri olabilir. bu doğaldır. tüm çeşitli fikir-görüş ayrılıklarına rağmen (esasen farklı fikir-görüş ayrılıkları şayet İTTİHAD olursa rahmete dönüşür), tüm müslümanlar kuran-ı kerim etrafında İTTİHAD etmekle sorumludur. çünkü İTTİHAD olmazsa böldükleri ve nefretle-şiddetle birbirlerine karşı saldırttıkları müslümanları tek tek yerler... ALLAH İÇİN İTTİHAD ETMELİYİZ. başka çare yoktur... ittihad olursa kalplere hidayet iner... selamlarımla... woto.com/sorgula   küresel-yerel çok çeşitli firavunizm-sömürü-şeytanizm sistemleri, sömürdükleri halklarını-toplumlarını çok çeşitli etnik-dini-ideolojik-siyasi-kültürel katmanlara-sınıflara-gruplara planlı, bilinçli, hedefli şekilde bölerek-ayırarak-parçalayarak herkesi küçük parçalara ayırıp birbirlerine karşı kışkırtarak-nefretleştirerek-şiddetleştirerek fitneler oluşturup kendi düzenlerinin, "halkın birlikteliğiyle oluşan isyana-başkaldırıya" karşı emniyette-güvende olmasını sağlarlar... woto.com/sorgula  bütün dünyada bütün devletlerde, emekleri sömürerek zenginleşenlerin fakirleri-garibanları-çaresizleri ezmelerine ve köleleştirmelerine her vicdanlı insanın ruhu hayır demelidir. yeryüzünün her
Edebiyat
Haziran 2018 Hikaye Etkinliği
Yazar: https://1000kitap.com/lwoH Hikaye Adı : Kaybedilmiş Savaş Link: #30249707 Yalnızlığın eli kapı kolunu tutar olsaydı ona kapıyı kendi elleriyle açar mıydı? Hayır, yalnızlık tüm işlerini başkalarına yaptırmayı beceren, karşı koymayı her an istediğiniz ama buna asla cesaret edemediğiniz, doğuştan dominant ve alçak kimseler gibi kapıyı ona açtırmıştı. Yalnızlığın en büyük dostu da sessizlik. Yine de ondan kurtulması bir nebze daha kolay. Yani en azından şu büyük ve ince ekranlı televizyonlarınız veya hoparlörü olan herhangi bir aletiniz varsa elektriğiniz olduğu sürece sessizliği kafanıza takmanıza gerek yok. İnsanlar yalnızlıklarının yerine de böyle cansız çözümler üretiyor ama bu çözümler içinde bir yerlerin daha karanlık ve daha yalnız hissetmesine sebep oluyor. Siyah bir boyanın içine hangi renkleri karıştırırsanız karıştırın sonunda kararacaklardır. Siyahtan kurtulmanın tek yolu onu ortadan kaldırmak. Ama fizik size der ki var olan bir şeyi yok edemezsin. Asla kazanamayacağınız bir düşmana karşı savaşırken, bana da söyler misiniz yüreğinizi alevlendiren bu umudu hala neden taşıyorsunuz göğüslerinizde? Koridorun havasına kazınmış bu düşünceler burada içine çektiği her nefeste beynine bunları düşünmek üzere emir veren bir nefes-hafıza tekniğiyle iletilenmişti. Evine her girişinde bunlara tekrar ve tekrar maruz kalan Enola, ormanından zor kullanılarak Kroy Wen’e getirilmiş bir gorilin medeniyetten haberdar olduğu kadar başına gelenlerden haberdardı. Bu kadar sefil durumda olan bir tek o sanıyorsanız veya sandıysanız aynı sefil durumda olduğunuzu söylemem belki sizler ile Enola arasında bir duygudaşlık kurmanıza sebep olur. Enola, bir yetim olmasına rağmen kendine ait bir özel adı vardı. Bu ismi o seçmemiş ve ne anlama geldiği
Etkinlik