Günün nasibi…
Ey ihvan-ı iman, bu ahval ile, Acep ALLAH bizi kabul eder mi? Şeriata bakın, bu ahval ile, Acep ALLAH bizi kabul eder mi? **** Zül-celal bizleri halk etti İslam, İmânı irfânı eyledi ikrâm. Ümmet-i Muhammed ne oldu encâm? Acep ALLAH bizi kabul eder mi? **** Cenab-ı Mevla’dan ne güzel ihsan, Nâzil oldu bize hazret-i Kur’an, Ferman-ı Kur’an’a eyledik isyan, Acep ALLAH bizi kabul eder mi? **** Ruz-i ezel verdik beli-yi ahdi, Kabul ettik o dem takva-yı zühdü, Emri şeriatte etmedik cehdi, Acep ALLAH bizi kabul eder mi? **** Bu vaâdi ahd ile geldik dünyaya, Tâbi olduk bu gün hubb-u sivaya, Rağbet eylemedik ahde vefaya, Acep ALLAH bizi kabul eder mi? **** Kitaba sünnete yok bizde rağbet, Cenab-ı Mevla’ya var mı muhabbet? Heva-i nefsinde tâbi-i şehvet, Acep ALLAH bizi kabul eder mi? ****
1000k
Klasik mantıkta insan için yapılan "El-insanü hayvânün nâtık" (İnsan konuşan/düşünen hayvandır) tanımı, batı felsefesindeki logosun (hem akıl hem söz) Arapçaya tercümesidir. Ancak akıl ve mantık, vahyin süzgecine girmediğinde heva ve hevesin oyuncağı olmaya müsaittir. Siz bu yüzden "Dur!" diyorsunuz. Çünkü insana mantık veren Allah, o mantığın (nutkun) sınırını ve istikametini vahiyle çizmiştir
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
#bugünkükelimemiz #hevâ
Vakar
Kadınlardan uzak durmak; şerefli bir kimsenin erkekliğini, iffetini ve dinini selâmette kılmasının en birinci şartıdır. Nitekim kadın fitnesi ve bu imtihanın erkek ruhu üzerindeki şiddetli tesiri hakkında şeriatte sayılamayacak kadar çok sakındırıcı ikaz mevcuttur. Kim bu fitnenin girdabına düşerse, bu durum onun ya Rahman’ın şeriatindeki hudutları bilmediğinden yahut da şeytanın sinsi emirlerine boyun eğişindendir. Hal böyleyken; iffetiyle, hayasıyla ve vakarıyla toplumun manevi kalesini korumaya yardım eden saliha kadınlardan Allah hoşnut olsun. O mümin kadın ki, hem kendisi fitneye düşmekten hem de bir başkasının günaha girmesine sebebiyet vermekten hakkıyla ittika eder. Karşı cinse meymel etmekten ve kendisi yüzünden bir kalbin tahrif olmasından gerçekten korku duyar. O mümin kadın, yarın huzur-u ilahiye çıktığında utanç duyacağı ve kendisini rezil edecek amellerle Allah’ın karşısında durmaktan haya eder. Şüphesiz bu ölçü tek taraflı değildir; erkeklerden uzak durmak da kadının iffetini ve dinini emniyete almasıdır. Bu duruş, hem nefislerin arılık ve selâmeti açısından hem de Allah’ın fıtrata koyduğu ezeli kanun gereği böyledir. Kadın, velev ki aslen iffetini koruyan biri olsun, duygusallığı ve çabuk etkilenen narin yapısı dolayısıyla kolayca inanıp kanabilen bir varlıktır. Bu yüzden mümin bir kadın, ister gerçek hayatta isterse sosyal medyanın o aldatıcı dehlizlerinde olsun, olabildiği kadar erkeklerle arasına mesafe koymalı, namahremden uzak durmalıdır. Hal böyleyken; kadının şerefini, mürüvvetini ve mümin hanımların itibarını korumak için kendi gözünü ve gönlünü muhafaza eden asil erkeklerden de Allah hoşnut olsun. Aklı başında müslüman bir adamın ve vakur bir müslüman kadının, iki cins arasındaki -velev ki çok basit görülen- bir yakınlığı dahi hafife alması
Din
Sen hiç kendi heva ve heveslerini tanrılaştıran [birin]i düşündün mü? Furkan suresi 43. ayet
Olmadı
Talan ettiler bağımı, tapanımı Gelipte gözyaşımı silen olmadı Çaldılar elimden bugünü, yarını Tutupta elimden kaldıran olmadı..! Kalmadı artık hevâ, hevesim Duyuramam ki artık nefesim Çıkmaz oldu avazımca sesim Feryadıma kulak verenim olmadı..! Kime tutup el ettiysem Yoluna canım döktüysem Canı canıma eş bildiysem Gözümden mızrabı eksik olmadı..! Hazar Aslan
Şiir