Eski bahçe, hey! hayatın ritmini,
yağmurun sırrını saklayan,
bizi bir zaman şımartan kucak, kayıtsız şefkat.
Bir ömür nasıl yaşanır, fısılda bize,
nasıl yanar hayatın ateşi içimizde?
Teller üzerinde bir iki gidip geldikten sonra çalıp söylemeye başladı:
Açlıktan inler obam,
Sırtımda yırtık abam.
Evdeşimle oğlum aç:
Hey babam, aman babam!
Ötüken'in açları
Kemirir ağaçları.
Nerde Çin'in baçları?
Hey babam, aman babam!
Kılıç durur mu kında?
Tanrım bizi yakında
Bay kılıver akında.
Hey babam, aman babam!