Yılmaz Güney Ağabeyimin bulunduğu koğuştaydım. Aramızda bulaşık yıkama günlerimiz olurdu.
Ben Yılmaz Ağabey'le düştüm.
Yemek yedikten sonra mutfakta bulaşık yıkama durumu vardı.
Ben çatalları kurulayacaktım, kendisi de kapları yıkayacaktı.
O büyük insan, "Mahzuni Baba sen otur, ben hepsini de yaparım.
Otur sen sazı eline al" dedi.
O bulaşık yıkarken ben "Amerika katil katil" türküsünü okuyordum.
_ Vay canına.
_ hepsi bu kadar da değil. Hiçbir çıkış yolu bulamadığında Millie'nin... Adamı temizlediği birkaç durum olduğunu duydum.
_ yok artık...
_ Evet çok fena biri inan bana... Çok tehlikeli
_ Tanrım...