Puan vermedi·1062 syf.··
2026 7. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:48
Kitabın ismi Anna Karenina ama sürekli Levinden bahsediliyor hikayesi de çok sıkıcı kendi içinde düşünceleri olabilir ama beni bağlamaz baya sıkıldım dünyanın en sıradan hayatını falan yaşıyorlar okumanın bi olayı yokmuş gibi hissediyorsunuz bir de levin başrol değil ama Annadan çok ondan bahsediliyor bence. okuduğum başka hiç bir kitapta böyle bir şey görmemiştim sadece annanın hikayesini okusaydık daha güzel bir kitap olurdu bu haliyle bir daha dönüp okumak isteyeceğim bir şey kesinlikle değil.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 74. kitabı
Bu kitabı okurken sık sık aynı şeyi düşündüm. Hiçbirimiz yarın başımıza ne geleceğini bilmiyoruz. Düşünmesi bile tedirgin ediyor. Panayota’nın hayatı da bir yangınla tamamen değişiyor. O günden sonra yaşadıkları peş peşe geliyor. Bir noktadan sonra ne olacağını merak etmekten çok Panayota’nın buna nasıl dayanacağını merak ettim. Bazen verdiği kararları sorguladım ama sonra vazgeçtim. Çünkü onun yerinde olmanın nasıl bir şey olduğunu gerçekten bilmiyorum ve bilmeyi de istemiyorum. İstanbul’u anlatan bölümleri okurken ayrı bir keyif aldım. Beyoğlu’nun sokakları, matbaalar, kayıklar, dükkanlar, farklı milletlerden insanlar… Şehir hiç durmuyor. Bir yanda yangının izleri dururken bir yanda hayat devam ediyor. Bu ayrıntılar bana çok gerçek geldi. Şefika için üzüldüm. İnsanların iyi niyetle çare araması ama çoğu zaman ne yapacaklarını bilememesi üzücüydü. Panayota’yla birbirlerini bırakmamaları da hoşuma giden ayrıntılardan biriydi. Sonlara doğru aklım hala aynı düşüncedeydi. Sabah sahip olduklarımızın akşama yerinde olmayabileceği fikri düşündüğümden daha ürkütücü geldi.
Kül ŞehirHakan Karakaşoğlu · The Kitap · 202479 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·192 syf.··
2026 74. kitabı
Bu kitabı okurken sık sık yaşlılığı düşündüm. Şimdi bile yılların nasıl geçtiğine şaşırırken seksen yaşına geldiğimde neleri hatırlıyor olurdum acaba? Mediha dönüp geçmişine baktıkça ben de bunu düşündüm. Ölümden söz ettiği yerlerde, eski günleri hatırladığı bölümlerde ben de ölümü ve geçmişi düşündüm. Mediha’nın gençliğiyle yaşlılığı arasında uzun yıllar var ama bazı şeyler hiç değişmemiş gibi geldi bana. Gençken de sevilmek istiyor, yaşlandığında da. Gençken de kırılıyor, yaşlandığında da. Yoksulluk, babasının ölümü, annesinin verdiği mücadele, sahneye çıkışı, yanlış insanlar, kayıplar… Hayatı boyunca başına gelmeyen kalmıyor. Herkes Mediha’yı eski bir assolist olarak görüyor ama ben daha çok evindeki halini sevdim. Eski eşyalarının arasında dolaşmasını, yıllar önce tanıdığı insanları hatırlamasını, bazen aynı anının etrafında dönüp durmasını. Okurken kendi büyüklerim geldi aklıma. İsmet’i de çok sevdim. Kitapta birçok kişi gelip geçiyor ama o hep aynı yerde duruyor. Lafı uzatmıyor, kendini öne atmıyor. Ne zaman ihtiyaç olsa yanında. Yangın, hastane günleri, yeniden sahneye çıkışı… Kitapta bunlar da var. Ama ben dönüp dolaşıp yine Mediha’yı düşündüm. Onca şey yaşamış, defalarca canı yanmış bir kadın. Buna rağmen sabah uyanıp hayatına devam ediyor.
Mediha Hanım Ölmek İstiyorEmre Saraçoğlu · The Kitap · 2024122 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 74. kitabı
Rüya Ev’i elime aldığımda birkaç bölüm okuyup bırakırım diye düşünmüştüm. Ama kendimi gece yarısını geçmiş halde hala sayfaları çevirirken buldum. Açıkçası beni bu kadar içine çekeceğini hiç tahmin etmiyordum. Adam ve Jess’in hayallerindeki eve taşınmasıyla başlayan hikaye, evde gizli bir oda bulmalarıyla birlikte tamamen farklı bir hal aldı. O andan sonra merakım iyice arttı. Odada bulunan eşyalar, ortaya çıkan mesajlar ve peş peşe gelen detaylar yüzünden kitabı bırakmak istemedim. Hatta okurken birkaç kez dönüp önceki bölümlere baktım. Çünkü başta önemsiz gibi görünen bazı ayrıntılar ilerleyen sayfalarda karşıma tekrar çıktı. O anlarda yazarın bazı şeyleri en başından beri yerleştirdiğini fark etmek hoşuma gitti. Kitapta en sevdiğim şey ise kime güveneceğimi bir türlü bilememem oldu. Bir karakterden şüphelenmeye başlıyorum, birkaç bölüm sonra fikrim tamamen değişiyordu. Ben bir şeyleri çözmeye çalıştıkça kitap önüme yeni sorular çıkardı. Sonlara doğru olanlar da peş peşe gelmeye başladı. Özellikle Jess’in başının belada olduğu bölümlerde kitabı elimden bırakmak istemedim. Bir bölüm daha okuyayım derken sürekli devam ettim. Bir noktadan sonra ev sadece olayların geçtiği bir yer gibi gelmemeye başladı. Evle ilgili yeni şeyler öğrendikçe merakım daha da arttı. Duvarların arkasında ne saklandığını öğrenmek, karakterlerin yaşadıkları kadar ilgimi çekti. Gerilim ve gizem okumayı seviyorsanız bence bir bakın derim. Ben okurken sürekli tahmin yürüttüm ama kitap çoğu zaman beni yanılttı. Son sayfaya geldiğimde ise her şey yerine oturmuştu.
Rüya EvT. M. Logan · The Kitap Yayınları · 2025169 okunma
7/10
·160 syf.··
2026 37. kitabı
Othello, kıskançlık gibi tehlikeli bir duygunun insanı nasıl adım adım delirtebileceğini çok iyi gösteren, başarılı bir kitap. Shakespeare, koskoca bir ordu komutanı olan zeki ve güçlü Othello’nun, Iago’nun kafasına ektiği küçücük bir şüphe yüzünden nasıl tamamen körleştiğini çok iyi yakalamış. adam karısını dinlemek yerine kendi kafasında kurduğu saçmalıklara inanmayı seçiyor. Hikayenin en iyi yaptığı şey de bu zaten Kıskançlık öyle bir şey ki, insanı sadece rezil etmekle kalmıyor, etrafındaki suçsuz günahsız insanları da beraberinde yakıyor. Yazarın bu çöküşü hiç uzatmadan, en net ve sert haliyle anlatmasını çok beğendim. bence kıskançlığın ve başkalarının lafına bakmanın insanı ne hale getireceğini görmek için herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Ölmez Otu
8/10
·352 syf.··
2026 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:06
Merhabalar, Ölmez Otu ile Yaşar Kemal in Dağın Öte Yüzü serisini bitirmiş bulunuyorum. Üç kitaptan oluşan seriyi okuduğum için çok mutluyum ve herkese de gönül rahatlığıyla bu güzel seriyi tavsiye ederim. İnceleme geçmeden önce belirtmeliyim ki incelemem az da olsa SPOİLER olabilir. Ölmez Otu nu inceleyecek olursam genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Bu defa Yalak köylülerin Çukurova da bereketli bir pamuk tarlasına denk gelmesini ilk iki kitaptan da tanıdığımız memidik, muhtar sefer, tasbasoglu, uzunca Ali, koca Halil ve elbette meryemce ana gibi karakterler etrafında okuyoruz. İlk kitapta pamuğa giden köylülerin yol çilesine, ikinci kitapta kendi yarattıkları ermiş mitine eşlik ederken bu defa pamuk tarlasında yaşananlara ve kendi yarattıkları ermiş hikayesini yine nasıl kendilerince yerle bir ettiklerine şahit oluyoruz. Yukarıda da belirttiğim gibi ben Ölmez Otu nu genel olarak beğendim ve bana keyif veren bir kitap oldu. Fakat eser özelinde bir kaç husus bana göre olmamış. Birincisi Şevket bey bence gereksiz olmuş, Şevket beyin ve başına gelenlerin esere büyük bir zenginlik kattığını düşünmüyorum. İkincisi serinin ikinci kitabının ana kahramanı olan tasbasoglu memet in bu eserde hiç bir şey olmamış gibi köylünün yanına gitmesi bana göre fazla basit kalmış. İkinci eserde çok iyi tanıdığımız tasbasoglu diğer köylülerden farklı olarak okuma yazma bilen yeri geldiğinde düzene isyan edebilen bir karakter. Yaşadığı onca şeyden sonra bu kadar basitçe köylüye gitmesi havada kalmış. Üçüncü olarak da ilk iki kitaptan gayet iyi tanıdığımız koca Halil in değişen karakteri. İki kitapta kendi çıkarını her şeyden önde tutan koca Halil bu eserede sebepsiz yere bir anda fedakar biri olup çıkıyor. Büyük yazar Yaşar Kemal serinin üçüncü kitabında koca Halil karakterine bir iadeyi itibar
Ölmez OtuYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20182,430 okunma