İyi akşamlar sevgili kitap ailem
Bugün Sevda Poyraz'ın Son Aldanış kitabından bahsedeceğim biraz.
Hem günümüzde hem de tarihte bir yolculuk yapmak istediğinizde tercih edebileceğiniz bir eser. Bununla birlikte yazarın dili öyle her şeyi süsleyip püsleyen cinsten değil; aksine, insanı kendi kalbinin çıplaklığıyla yüzleştiriyor. Kitap boyunca karakterlerin o pembe yalanlardan sıyrılıp gerçeklerin soğukluğuyla çarpışmasını izliyoruz. Ama işi farklı kılan tarafı, yazar bunu bir yıkım hikayesi olarak bırakmıyor. O "son aldanış" dediği şey, aslında insanın kendine gelmesi, gözündeki o saf perdeyi yırtıp atması için bir uyanış biletine dönüşüyor. Okurken ister istemez kendi kendinize soruyorsunuz: "Ben bugüne kadar en çok kime, hangi yalana kandım?"
Kitaptan bir kaç alıntı bırakıyorum aşağıya
"Adını bile hatırlayamadığım insanların cehenneminde defalarca yanıyorum."
"Öfkeliydim ama kimse bilmiyordu, ben de bilmiyordum kime neden bu öfke?
"Kimimizin 'Bu ne dünya kardeşim seven sevenee' dediği; başkasına ' batsın bu dünya bitsin bu rüya' oluyor."
" Zaten hiç Şaşmaz bir şey bu dostluğumu atlayıp başımı belaya sokmak benim en birinci meziyetim. Hiç Şaşmaz."