Avrupa, hayallerini gerçekleştirmek için kuran insanların ülkesidir. Orada gerçekleşemeyen hayal bir acı kaynağı, bir tragedya konusudur. Doğu’da ise hayal bir keyif, bir gerçekten kaçma vesilesidir…
Fakat bu güne kadar yaşadım, hala da yaşıyorum tüm insanlık bugüne kadar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor bu nasıl olabilir? İnsanlar ölebilirken neden yaşarlar?
On altı yaşından itibaren dua etmeyi, kendi arzumla kiliseye gitmeyi, oruç tutmayı bıraktım. Bana çocukluğumdan beri aşılanana inanmaya son verdim. Yine de, ne olduğunu söyleyemesem bile bir şeye inanıyordum..
Hatırladığım kadarıyla, hiçbir zaman ciddi bir inancım olmadı. Basitçe bana öğretilen, büyüklerimin de sadık kaldığı şeylere güvendim. Fakat bu güven bile oldukça sallantılıydı..