... İnsanların çoğu zaman gelip geçenlere karakterlerinin bir yönünü -tıpkı bir mağazanın vitrininde sergiler gibi- sergilemek için hazırlama ihtiyacı duyduklarını ama böyle bir sergilemenin o an geçtikten sonra pek ciddiye alınmayabileceğini de anlamaya başlamıştım.
Tarihte öyle milletler gelmiş geçmiştir ki, yiğitlikleriyle, ihtişamlarıyla gözlerimizi kamaştırırlar. Fakat bunlar sonunda, genel bir ahlak bozukluğunun kurbanı olmuşlardır. Ben sizi topluca çürümekten, düşünsel bir uyanışa çağırıyorum!
Az sayıda gerçekleşen düşünceli hareket etme kapasitemizi önemli olaylara saklamak için dünyevi süreçleri olabildiğince otomatikleştirmekten başka seçeneğimiz yoktur.