h

h
@hiena
noble vivant meurt justement
"ama mümkün değil, bu da bunun bir parçası, bu benim savaşım. birkaç gecedir uyuyamadığımı belki fark ediyorsundur. nedeni tek kelimeyle "korku". beni gerçek anlamda isteksiz hale getiren, istediği gibi oradan oraya savuran bir şey bu. neresi yukarısı, neresi aşağısı, neresi sağ, neresi sol artık bilmiyorum."
Edebiyat
Reklam
"önemli olan tek şey yalnızlığın: ne yapsan yap, nereye gidersen git, gördüğün hiçbir şeyin önemi yok, yaptığın her şey boşuna, aradığın her şey sahte. var olan tek şey yalnızlık, her seferinde er ya da geç karşında bulduğun, dost ya da yıkıcı yalnızlık; onun karşısında, her seferinde yalnız kalıyorsun, yardımdan yoksun, şaşkın ya da afallamış, umutsuz, sabırsız."
Edebiyat
"insanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar."
"insan bir şey bekliyordu. sabahtan akşama kadar bekliyordu ve hiçbir şey olmuyordu. insan tekrar tekrar bekliyordu, hiçbir şey olmuyordu. insan bekliyor, bekliyor, bekliyordu. düşünüyor, düşünüyordu. şakakları ağrımaya başlayana kadar düşünüyordu, hiçbir şey olmuyordu. insan yalnız kalıyordu."
" 'benim burada ne işim var?' diye düşündüğünüz oldu mu hiç? bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de, her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? üstelik dışarı çıkmamızı sağlayacak birçok yok olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten çıkmayı başarmış, dışarıda gülüşüp oynayan insanların seslerini duyuyorsunuz. çalı çitlerin arasından arada bir görüyorsunuz onları. yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde. öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil, bu işi onlar gibi yapamadığınız için kendinize kızgınsınız. oldu mu hiç? yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim? "
Sayfa 59·Kitabı okudu