Benim sessiz, durgun bir tavır altında hicabımı, zaafımı onlar soğukluk ve metanet addederler.
"Bütün tek tanrılı dinler ilahi olanla dişi arasında çatış­malarla doludur ama en çok da İslam, dişinin en azından sembolik olarak örtülmesinde karar kılmaktadır, onu örtü­lerle kapatmayı, saklamayı, maskelemeyi vaaz eder," diye yazar Mernissi Örtü ve Seçkin Erkekler kitabında. "Kadınlara karşı gösterilen bu neredeyse fobik tavır oldukça şaşır­tıcıdır çünkü Peygamber, kendi destekçilerini bu tutumla­rı cahiliye döneminin ve onun batıl inançlarının temsilcisi olarak görüp terk etmeleri konusunda cesaretlendirmiştir ... Kadınları örtme girişimi olan ve bugün en temel Müslüman kimliği olduğu iddia edilen hijab, yalnızca İslamiyet öncesi zihniyetin devamının bir ifadesi olabilir mi?"
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hijab [türban], Arapça "bariyer" ya da "bölme" anlamına gelen bir kelimedir ama iffet ve giyinmenin karmaşık kurallarını temsil eder hâle gelmiştir..
Sayfa 55 - Epsilon Yayınevi·Kitabı okudu
Araştırma - İnceleme Kadın
“Erkeklerle değişeceklerini ve olgunlaşacaklarını düşünerek evleniriz,” dedi Mavi Hijab. “Onlar da değişip olgunlaşmayacağımızı sandıkları için bizimle evlenir.”
Sayfa 684 - ON ÜÇÜNCÜ KİTAP - YETMİŞ BEŞİNCİ BÖLÜM - Artemis Yayınları - 1. Basım - Kasım 2016, İstanbul·Kitabı okudu
Ahirette Allah'ın (عز وجل) Görülmesi...
Kıyamet günü Allah'ın görüleceğine iman etmek gerekir. (Müminler) Allah'ı (عز وجل) baş gözleriyle göreceklerdir. O da onları orada bir perde veya tercüman olmaksızın hesaba çekecektir. Adiyy B.Hatim (رضي الله عنه)'den gelen rivayette Resûlullah (ﷺ) şöyle buyurmuştur: “İçinizden hiç kimse yoktur ki (kıyamet gününde) Rabbi onunla, kendisiyle onun arasında hiçbir tercüman ve de arada perde olacak bir hijab bulunmaksızın konuşacak olmasın...” (Buhari, no: 7443 müslim, no: 1016)
Sayfa 16
Tesettüre girme eylemi basit olmaktan çok uzak, örtünmeye ağır anlamlar yüklenmiş durumda: Baskılanmış kadın, saf kadın, muhafazakâr kadın, güçlü kadın, aseksüel kadın, tutucu kadın, özgürleşmiş kadın… Ben on altı yaşımda tesettüre girmeyi ve yirmi beş yaşımda da açılmayı seçtim. Tesettürün, başörtüsünü ilk taktığım andan beri entelektüel ve duygusal enerjimin büyük bir kısmını tükettiğini söylemek abartılı olmaz. Artık örtünmeyi bırakmış olabilirim ama Müslüman kadınlar için örtünmenin ne anlama geldiğiyle mücadele etmeyi asla bırakmadım. Dokuz yıl boyunca tesettürlü olduğum gerçeğiyle ilgili son derece barışık olduğum için kendi durumlarıyla ve örtünmeye devam etmeleri için ısrarcı olan aileleriyle mücadele eden genç kadınlar çoğunlukla bana ulaşıyor: "Nasıl açıldın?", "Aile baskısını nasıl kaldırdın?", "Sence bu bir zorunluluk mu?", "Tekrar örtünür müsün?", "Annem eğer açılırsam beni eve kitlemekle tehdit etti." Hijab [türban], Arapça "bariyer" ya da "bölme" anlamına gelen bir kelimedir ama iffet ve giyinmenin karmaşık kurallarını temsil eder hâle gelmiştir.
Sayfa 55 - Epsilon Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme