Linç yemeyeceksem eğer, çok abartıldığını düşündüğüm bir kitap. Öncelikle okuması çok zor. Hem içerik/konu itibariyle hem de uslup/yazım tarzı itibariyle. Bence, noktalama işaretlerini istediğimiz gibi kullanınca kendimize özgü bir yazım tarzı yaratmış olmuyoruz; noktalama işaretlerine uymamış oluyoruz !
Konu olarak da evet bir anda dünyaya bir körlük gelse neler yaşanabileceğini anlatmakta fakat yine de bir okuyucu olarak kitabın sonlarında, bu körlük neyden kaynaklandı ? Ne oldu da bir anda sona erdi ? Bir kişinin bağışıklığının olmasının sebebi neydi? Gibi sorulara bir cevap aradım ama cevap yoktu.bu yönden bana biraz eksik geld
Onun dışında karakterlerinin hiç isimlerinin olmaması dikkatimi çekti. karakterler yalnızca doktor, doktorun karısı, birinci kör gibi sıfatlar üzerinden tanımlanmış
Her ne kadar kitabın, biz günümüzdeki insanların baktığı ama görmediği mesajı üzerine yazıldığını bazı yerlerde okumuş olsam da bunun biraz zorlama bir yorum olabileceğini düşünüyorum. Çünkü kitapta bunun böyle olduğuna dair çok felsefik çıkarımlar bulamadım. Daha çok aniden kör kalan ve bir akıl hastanesine kapatılan insanların yemek bulma ve hayatta kalma mücadelesini okuyorsunuz.
Evet böyle bir olay yaşansa korkunç olurdu, aynı bu kitapta anlatıldığı kadar korkunç, ve okurken bu korkuyu hissediyoruz sanki yaşıyor gibi. Ama dediğim gibi bu kitap kesinlikle okuması zor ve bana göre biraz abartılmış bir kitap olarak geldi. Belki bu kadar abartılmış ve bu kadar göz önünde olan bir kitap olmasaydı beklentim ve yorumumda ona göre olacaktı.
İyi okumalar.