Biz psişik olayların isteğe ve keyfe bağlı oldukları, hatta insanı yaratan gücün icatları olduğu fikrine o kadar alışmışız ki, psike’nin (ruh) ve onun içeriğinin kendi keyfi icadımızdan ya da varsayım ve yargılarımızın sanal ürününden başka bir sey olmadığı önyargısından kendimizi kurtaramayız. Oysa gerçek şudur: belirli bazı fikirler neredeyse her devirde ve her yerde bulunur, hatta geleneklerden ve göçlerden bile etkilenmeyebilir. Bunlar, birey tarafından oluşturulmaz, kendiliklerinden ortaya çıkar-hatta bireylerin bilincine kendilerini kabul ettirir. Bu durum ise, platonik felsefenin değil, ampirik psikolojinin ilgi alanına girer.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Din, Rudolf Otto’nun deyimiyle “numinosum” a, yani istence bağlı keyfi hareketlerin bir sonucu olmayan dinamik bir varlığa veya etkiye, dikkatli ve özenli bir şekilde uymaktır.