Sarsıcı ama aslında ezelden beri içimizden bildiğimiz bir şeyin hatırlanışı gibi. Keşif, vazgeçiş, meydan okuyuş, kabul ve boşluk. Hayal ettiğinizi sandıklarınızın dışındaki olasılıkların şaşırtıcı gerçekliği.
Aşk kitabı değil, tabuları yıkan feminizmin sesi değil, kötü bir kadının ya da iyi bir kadının hikayesi değil. Hepsiyle sarmalanmış ama hepsinin de ötesinde daha yüce ve bir o kadar da basit bir gerçeğin anlatısı, gün gibi aşikar. Savaşmadan kendin olabilmenin, kendine sahip çıkabilmenin, öz şefkatin ne demek olduğunu da kitap boyunca, fakat en net şekilde son sayfasında bulabilirsiniz.
Kendini bir tek kendinde bulmanın hikayesi. Ne yazık ki ve umuyorum ki her kadına eninde sonunda tanıdık gelecektir.
... Ancak eğer kız çocuğunun kendisini ve hemcinslerini küçümsemesi aşırı oranda olmuşsa, ileriki yaşamında kadınlığından vazgeçme yolunu seçebilir ve toplumun yeğlediği erkeksi davranışları benimseyebilir. Böyle yapmakla kendisini daha çok kabul ettirebileceği sanısındadır. Bu davranışların yalnızca erkeklerde görüldüğünde toplumun beğenisini kazandığını ve bir kadının bu tür davranışları benimsemesinin onu daha da küçük düşüreceğini göremez.