Sorunların büyük kısmının ikircikli ifadeler yüzünden çıktığına inanırım. İnsanların çoğunun ikircikli ifadeler kullanmasını, onların aslında içten içe, bilinçsizce de olsa, sorun çıkarmayı arzu etmelerine bağlarım. Başka türlü düşünebilmem mümkün değil.
Şuna inanın.
Bu dünyada ne tesadüf ne tevafuk vardır. Olacak olur, adına kader denir. Şu hikayeyi yazan adamın yazması, kitap diye basılması, birinin onu alıp okuması, yahu neler oluyor şu dünyada diye olup bitenlere boş yere akıl erdirmeye çalışması, sonra o kitabı bir başkasına vermesi, kitabın elden ele dolaşması, neticede o da, yani kitap da bizim bir kardeşimizdir ve elbette ki fanidir, yok olup gitmesi nedir?
Fazla üzerine gitmeyin, zira bu terazi bu sıkleti çekmez.
Kılın beşi, kurtarın başı.
Eğer bir ruh beraberliğiyse dostluk, iki ruhu bir kılan nedir? Nedir bileşik kaplardaki su seviyesinin sırrı? Demek, "Dost insanın bir ikinci kendisidir. " Demek, "Sevgi hiç ayırt etmez; sevenle sevilen aynı şeydir."
İnsan her zaman aynı insanları görürse, bunları yaşamının bir parçası saymaya başlar. İyi, ama bu kişiler de bu nedenle, yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.
Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.