Puan vermedi·222 syf.··
2026 13. kitabı
"Dervişler, olaylardan çok olayların ardındaki gerçeğe ve esrara eğilirler. Yani faturayı başkalarına kesip tatmin olmayı tercih etmezler başkalarını suçlamazlar. 1925'ten önce dervişlik tasavvuf hayatının içinde olan erbabın bir kısmı kalemi bıraktı, sohbetle yetindi. Bir kısmı sohbeti terk etti, yazıp çizmeyi görev bildi. Bir kısmı da hiçbir alanla ilgilenmedi. 1930'lu 40'lı yıllarda yıllarla birlikte matbuat aleminde yeni bir nesil göründü bu asrın başında yetişen Gönül adamlarından feyz alan ve tasavvufi kültürün içinde yetişen insanlar: Mesela Abdülhakim Arvasi'nin yanında Necip Fazıl. Abdülaziz Bekkine'nin yanında Nurettin Topçu, Ahmet Remzi Akyürek ile Sadettin Evrin. Kenan rifai ile Semiha Ayverdi. Bu insanlar Şeyh olmamalarına rağmen eserlerinin temel örgüsü tasavvufi neşve ile örülmüştü. Bu şahsiyetler; hikaye, roman, deneme, şiir, hatırat, fikriyat türü eserler de kaleme alsalar aşk merkezli bir hayatı anlatıyorlardı. Tasavvuf merkezli bir tefekkürü topluma sunuyorlardı, ahlak merkezli bir dünyanın hasretini çekiyorlardı. İnsanın bâtıni şifresine hitap ediyorlardı. Başka bir ifade ile dergahlarda anlatılan tasavvufi kültürü Yeni bir tarz ve usulle insanları arz ediyorlardı. Bu alanın en velut yani doğurgan, üretken abide şahsiyetlerinden biri de Samiha Ayverdi idi. Ilk baskısı 80 sene önce yapılan Yaşayan Ölü eseri Leyla'dan Seniye ye Seniye'den Leyla'ya yazılan mektuplarla, insanların ruh fotoğrafları çekilmektedir. Aristokrat bir ailede büyüyen Kibirli ve şımarık bir öğretmenin Leyla'nın hayatı etrafında şekillenen roman ismini tasavvufi eğitim için kullanılan ve insanın tekamülünü anlatan ölmeden önce ölmek hikmetinden almaktadır. Tasavvuf klasiklerinde açıklanan terimler bu eserde bir roman üslubu ile insana aktarılmıştır." Mustafa Kara Hocanın
Yaşayan ÖlüSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2009624 okunma
Puan vermedi
Sahaftan alınan kitapların büyüsüne inananlardanım ben… Birinin kitaplığına ait olmuş, sayfalarına başka gözler değmiş bir kitabı eline almak bile ayrı hissettiriyor. Kaldığımız Yer, birbirinden farklı öykülerle insanı günlük hayatın tam ortasına bırakıyor. Tanıdık duygular, içe atılmış cümleler, bazen yalnızlık, bazen kırgınlık, bazen de hayatın o sessiz telaşı… Öyle çok büyük şeyler anlatmasına gerek kalmadan düşündüren kitaplardan biri gibi geldi bana. Bazı kitaplar vardır; hızlıca okuyup geçmezsin, bir cümlesi durup düşündürür, bir karakteri tanıdık gelir, bir hissi kalbine dokunur… Bu kitabın da bende bıraktığı his biraz buydu. Sakin, samimi ve insanın içine usulca işleyen öyküler…
Kaldığımız YerBehçet Çelik · İletişim Yayınevi · 2020120 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·464 syf.··
2026 3. kitabı
🅼🅴🆁🅷🅻🆁🆁 Cemal Süreya'nın: Nasıl bir his biliyor musun? oda geniş ama sığamıyorsun, bak kapı orada ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun, birşeyler düğüm düğüm dizilmiş boğazına, ama ne yutabiliyorsun ne atabiliyorsun Sorarsan eğer ‘hayat nasıl’ diye, ‘tatsız tuzsuz ekmek gibi’ dersem, anlar mısın?” dediği yerdeyim yerdeyiz. Unutması mümkün olmayan acılar yaşadık son 1 aydan fazladır.Rabbim bir daha yaşatmasın.Milletimizin başı sağolsun,geride kalanlara sabırlar şifalar versin... Bugün size Alfa Kitap ‘tan çıkan @akyuz_sinan ‘nın yürek yakan kaleminden #elvedaaşk kitabının yorumu ile geldim... #kitapözeti Yıl 1914-1915... İstanbul Sultanisinde okuyan Yusuf, Süreyya, Feyzi ve Hüsrev Çanakkale Savaşı'nın zorlukları içinde karar verip vatanları için ailelerinden,sevdalarından ve hayallerinden vazgeçip düşman toprağını çiğnemesin diye izcilik yeminlerine bağlı kalıp askere giden daha 15-17’lerinde arkadaşlardı.Bu gençlerden Feyzi ve Süreyya' nın sevdiği Refika ve Güzide hem vatanları için hemde onlara daha yakın olmak için gönüllü hemşire olup onların ardından cepheye giderler.Fakat Yusuf’un Mehpare’si için aynı durum geçerli değildir. Çünkü sevmek her insanın harcı olmayan bir duygudur. Yusuf, Süreyya, Feyzi ve Hüsrev bu cephede neler yaşadılar? Refika ve Güzide sevdiklerini bulup kavuşabildi mi? #kitaphakkındadüşüncelerim Dönem kitapları sever misiniz? Ben pek sevmezdim ama Sevgili @akyuz_sinan sayesinde ön yargılarımı yendim. Çünkü elveda aşk sadece dönemi değil; dostluğu ,sevgiyi, ve en önemlisi insanın her karış toprak için neleri göze alabileceğini anlatıyor. İşte bu yüzden okuyun efendim hemde okutun okutun ki, damarlarımızdan akan kanı, bastığımız toprakları,
Elveda AşkSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20211,683 okunma
Ölümün rüya defteri
Puan vermedi·88 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:31
Bu kitabı bitirdiğimde hikâyeyi değil, ateşler içinde gördüğüm bir rüyayı hatırlıyor gibiydim. Sanki birisi kafatasımı açmış ve içine birkaç avuç karanlık, biraz afyon dumanı ve çocukluğumdan kalma açıklayamadığım bir korku bırakmıştı. Sadık Hidayet’in anlattığı dünya mantıksız değil; mantığın fazla uzun süre yalnız bırakılmış hâli. Roman boyunca ölüm, arzu ve yalnızlık aynı masaya oturuyor. Üstelik birbirleriyle konuşmuyorlar. Sadece bakışıyorlar. İnsan bir süre sonra anlatıcının mı delirdiğini, yoksa akıl denilen şeyin zaten toplu bir halüsinasyon olup olmadığını düşünmeye başlıyor. Bazı sayfalarda kendimi anlatıcıya çok yakın hissettim. Bu rahatsız ediciydi. Çünkü onun zihni bir ev değil; duvarları nefes alan, koridorlarında gölgelerin dolaştığı terk edilmiş bir kuyu gibi. Kör Baykuş bana insanın bazen kendi hayatında bile figüran olabileceğini düşündürdü. Bazen aynaya bakıyoruz ve yüzümüzü görüyoruz. Bazen de ayna bize bakıyor. Bu kitap karanlık değil. Karanlığın gördüğü rüya. Bitirdiğimde içimde garip bir his kaldı. Sanki yıllardır omzumda oturan bir baykuş vardı da ben onu ilk kez fark etmiştim.
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Bu Aşk Çok Büyük
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:55
Aslı Özgür’ün okuduğum ikinci kitabı Asi'l Aşk oldu. İlk kitabını okurken açılan pencerenin bu kez başka bir manzaraya baktığını hissettim. Aynı kalemin izleri duruyor ama sesinin farklı tonlarını da duymak mümkün. Kitap üç bölümden oluşuyor ve her bölüm okura başka bir kapı aralıyor. İlk bölüm olan Uzun Duygularım, Kısa Yolu Şiiridir kısmında en çok kendimden parçalar buldum. Bazı şiirleri yalnızca okumadım; hissettim, düşündüm, sorguladım. Bazen insan bir dizeye değil, kendi geçmişine denk geliyor. Bu bölüm bana tam olarak bunu yaşattı. Bazı duyguların yıllar geçse de eksilmediğini, bazı insanların gidişinin bile insanın içinde kalmaya devam ettiğini yeniden hatırlattı. İkinci bölüm olan Ruh Hali Günceleri ise benim için kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biriydi. Burada yalnızca şiirler değil, aforizmalar da vardı. İkinci bölümde yer alan aforizmalar ise ayrı bir parantezi hak ediyor. Bazıları tek cümleydi ama etkisi uzun sürdü. Hatta bazı satırların karşısında durup düşündüm: İnsan gerçekten birkaç kelimeyle bu kadar çok şey anlatabilir mi? Bazen bir aforizma, uzun bir şiirin bıraktığı etkinin tamamını tek başına taşıyabiliyor. Üçüncü bölüm ise benim için farklı bir deneyimdi. Şiirden denemeye uzanan bu geçiş, kitabın duygusal yolculuğunu tamamlayan bir son gibiydi. Her bölümü acele etmeden, sindire sindire okumak istedim. Kitabın en sevdiğim ayrıntılarından biri ise her bölümün sonunda okura bırakılan o küçük davetti: “Sıra sizde.” Okuru yalnızca okuyucu olarak bırakmayan, onu düşünmeye ve kendi duygularıyla baş başa bırakan güzel bir dokunuştu. Kitabın son sayfasını kapattığımda yüzümde hafif bir tebessüm, içimde ise sıcacık bir his kaldı. Özellikle finaldeki bazı şiirler, okurun dünya görüşüne, hafızasına ve duygularına göre bambaşka karşılıklar
Asi'l AşkAslı Özgür · İkinci Adam Yayınları · 202078 okunma
8/10
·382 syf.·
2026 86. kitabı
Amelia hasta kardeşine bakabilmek ve tedavisi için gereken parayı toplayabilmek için üç ayrı işte çalışıyordur. Arkadaşı Hope onu bir gün partisi için davet eder ve orda Francesca ile tanışır. Aşırı pahalı mayosuyla dikkatini çeken Francesca Amelia'nin durumunu öğrenir ve ona kolay para kazanma yolunu gösterir. Yönetici asistanı olarak çok fazla para kazanabileceğini söyler ama aslında gerçekten yapacağı iş eskortluktur. Öylesine merakla başlamıştım ama bu kadar seveceğimi tahmin etmedim. Kitapta gereksiz ve sıkıcı detaylar yoktu. Amelia yaşına göre çok olgun akıllı bir kızdı. Kardeşi için çabalamasi ona gösterdiği özene bayıldım. Erkek karakter Lucas biraz sinir etse de karakterini doğru yansıttığı için sevdim. Çok sert görünüp aslında alakası olmayan veya soyledigiyle yaptığı uyuşmayan bir karakter değildi. Gerçek bir patrondu. Birden kendilerini kaptirmadilar Amelia ne için orda olduğunun farkındaydı. Lucas'ta Amelia'in nerden geldiginin. Şehvet vardı ama duygular yavaş gelişti. Lucas çok etkilense bile birden o benim triplerine girmedi. Sadece bir iki aklımı kurcalayan detay havada kaldı bu yüzden puanı kirdim
At His CommandAlix Vaughn · Kindle Edition · 20269 okunma