masaaltı

masaaltı
@hisbulvari
"Burada çelişkili bir hava esiyordu; bir umut ve umutsuzluk, sabırsızlık ve aldırmazlık, bitkinlik ve heyecan karışımı. Tüm bu insanlar aynı kayıp düşe aitti."
Huzursuzluğu, yarının bugünden iyi olmayacağını bildiği halde, ısrarla yarının güzel olacağını kendisine fısıldayarak yaşamasındandı.
Hayat ve İnsan
Reklam
"Sanki ağır bir şey üzerime çullanmış beni eziyordu. Sanki karanlık ve derin bir çukurun içinde yaşıyordum. Hissiz, duygusuz ve körleşmiş gibiydim. Yarı ölüye dönmüştüm."
Alıntı
"Bu dünyada ne mutluluk vardır ne de mutsuzluk. Yalnız en büyük ümitsizliği tatmış kişi en büyük mutluluğu hisseder. Yaşamın güzelliğini anlamak için ölümü istemiş olmak gerekir." Alexandre Dumas
Felsefe

masaaltı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.·
2022 11. kitabı
Şükrü Erbaş
7.7/10 · 197 okunma
Sesler içinde oturuyorum. Ağaran sesler, kararan sesler. Dünya yok. Kör bir boşluğun soluğu her yer. Zaman erimiş. Ne görmenin büyüsü eşyada, ne gövdede dokunmanın yalnızlığı, ne kokuların getirdiği hayal. Uzak yok. Yakın yok. Bunca yıl yaşamamışım. Kumlar uğultu, ağaçlar sis, toprak bunaltı. Deniz ilk günkü bilinmezliğinde. Bir sıkıntı pervanesi güneş. Umut gibi umutsuzluğun da acısı bitti. Sabır denilen cezada soğudu yürek. Kalktım yürüdüm elimdeki çaresiz soruyla: İnsan neden hep sona bırakır kendini?
Hayat ve İnsan