"Burada çelişkili bir hava esiyordu; bir umut ve umutsuzluk, sabırsızlık ve aldırmazlık, bitkinlik ve heyecan karışımı. Tüm bu insanlar aynı kayıp düşe aitti."
"Adını bilmediğim bir şey...
Belki bir çelişki, belki de sadece bir ihtimal.
Ya da tamamen imkansızlık.
Fakat susmuyor içimdeki o sokak boyu çığlık.
Geçmiyor gözyaşından arda kalan hıçkırık.
Adını bilmediğim bir şey bu.
Umudun kıyısız tarafı, gecenin sabahı ve günün ilk sigarası.
Adı yok, yarım kalan bir konuşma bu."
Albert Camus
"Belki bir insan hayatı, zaman fırınında ateşe attığımız bir kağıt kadar çabuk yanıyor. Belki hayat, hakikaten bazı düşünürlerin dediği gibi bir oyundur. Küçük, ümitsiz savunmalardır hatta bir rüyadır belki."
"Laf, laf, laf! İnsanın dünyayla ilişkisini kesiyor bu laflar. Bir şeyle doğrudan doğruya bir bağ kuramıyoruz da, ancak o şeyi simgeleyen kahrolası laflarla bir bağ kurabiliyoruz çoğu zaman."
Aldous Huxley
Mutsuzluğu kırbaçlayan anılar geçmişin temellerini canlandırır, hatta eski günlerde içilen zehirlere hoş bir tat vererek geçmişi sevdirip, hatalarıyla mahvolmuş bir insanı gelecekteki umutlarından da mahrum bırakır.
"İnsan nesilleri zaman nehrinin kıyılarında, mezara doğru giden kederli yürüyüşünü yavaşça devam ettirmektedir; bu yürüyüş geçmişin sessiz ülkesinde sona erer, yorgun düşen gezginler burada dinlenir ve hıçkırıkları burada diner."
Felsefe Yazıları