"Burada çelişkili bir hava esiyordu; bir umut ve umutsuzluk, sabırsızlık ve aldırmazlık, bitkinlik ve heyecan karışımı. Tüm bu insanlar aynı kayıp düşe aitti."
"Ne halde olduğumu bilmiyorum. İçimde hem derin bir hüzün, hem de bir rahatlayış var. Bu hüzün, hasretten, huzur ve izzetinefs kurtuluşundan olacak, bilmiyorum. Yalnızlık hoşuma gidiyor."
Ne çabuk geçiyor zaman... Geçtiği yerleri tarumar ederek, yolunun üzerine çıkan canlı cansız her şeyi acımasızca kıra döke, hiç duraksamadan ilerliyor.