FERÎDÜDDİN ATTÂR, "Sakın öfkene kapılma, seni yaralasalar da aldırma. Akıl, ilim ve yumuşak huylulukla kavga etme; kibir, kin ve öfkeyle barışma. İnsan, şeytanın sözünü dinlemez; kendi koynunda yılan beslemez. Ahlâkları bozuk olanları terbiye etmeye çalışma. Akıl atının koşum takımını öfke ateşi yakar. Hışım ateşini yumuşak huyluluk suyu söndürür. Evin duman dolmasını istemiyorsan ateşin üstüne daha fazla odun atma" (Mantıku't Tayr, s. 261)
Lût aleyhisselam kavminin sapıklıkları karşısında çaresiz kaldığında, kendisine destek verecek yakınlarının yokluğunu hissederek şöyle demişti:
"Keşke benim size karşı bir kuvvetim olsaydı veya çok sert bir kaleye sığınabilseydim."(11/Hûd,80)
Peygamber efendimiz, hz.lût'un bu sözünden bahsettikten sonra şöyle bir izahta bulunmuştur:
"Allah Lût'a rahmet etsin. O çok sağlam bir yere (Rabbine) sığınıyordu... Allah, Lût'un bu duasının bereketi ile ondan sonra gelen bütün peygamberlere, kendisini destek verecek hısım ve akrabalar İhsan etmiştir.
Kendi çiçek tozları ile döllenmeden meydana gelen tohumlar çelimsiz, cılız, bozuk olur da ondan. Buna siz de dikkat eder, yakın hısım akraba arasındaki evlenmeden doğan çocukların cılız, sakat olabileceğini bilirsiniz.
Sizin atkuyruğu dediğiniz bir ot cinsi var. Bizde dere kıyılarında, çayırlarda orman kenarlarında çok yetişir. Bu bitki cinsinin eğrelti ormanları yere gömülmeden önce, yani şöyle böyle 200 milyon yıl önce hısım akrabası pek çoktu hatta onun sülalesinden 20-30 metre yüksekliğinde güzel ağaçlar da yetişmişti. Hepsinin o zamanlar nesli kurudu.
Felâket senelerimde beni o kadar sıkıntım içinde rahatsız etmemek dirayetini gösterenler şimdi bana hısım akraba sevgisi ve dostluk gibi yüksek İnsanî meziyetlerin bende de bol bol mevcut olduğunu ispat edebilmek için lâzım gelen fırsatı vermekte birbirleriyle âdeta göz açtırmayacak şekilde yarışa girmişlerdi.