10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 232. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:41
Bu büyük kalabalığın içinde, paradoksal biçimde derin bir yalnızlık yaşıyoruz. Hepimiz birbirimize bu kadar "bağlıyken" hiç olmadığı kadar kopuk hissediyoruz. İşte bu yüzden ilişkilerden konuşmak bugün her zamankinden daha hayati. Çünkü dijital gürültünün ortasında hâlâ bizi hayata bağlayan, iyileştiren, güçlendiren şey; birinin gözlerimizin içine bakarak “Seni anlıyorum" demesi. Bir yandan ülke olarak büyük travmaların, şiddetin, kadın cinayetlerinin, ekonomik zorlukların ve umutsuzluğun içinden geçiyoruz. Diğer yandan dizilerde, kitaplarda, sosyal medyada psikiyatri ve psikoloji hiç olmadığı kadar popüler. “Terapi", "farkındalık", “iyi hisset", "anda kal" gibi kelimeler hayatımızın her köşesinde dolaşıyor. Psikiyatriye artan ilgiyi konuşurken, Gülseren Hanım bir yerde şöyle diyor: “Bu çağda insanların içini en çok acıtan şeylere çareyi psikiyatri bilimi arıyor." Bu kitap ne sadece bir "ünlü psikiyatrist portresi" ne de sadece teorik bir psikoloji kitabı. Evet, bir portre var; çünkü bu söyleşide Gülseren Budayıcıoğlu'nun çocukluğunu, gençliğini, meslek seçimlerini, Görünmeyen Kadınlar'ın nasıl ortaya çıktığını, Irvin Yalom'dan nasıl ilham aldığını, yazarlığa nasıl adım attığını, eleştirilerle nasıl baş ettiğini de dinliyoruz. Ama tüm bunlar, asıl meselemiz olan "insan ve ilişkiler" in etrafında dönüyor.
Hayata Dair
Anlaşılmak ŞifadırGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 202631 okunma
Yanıtı dış koşullarda değil, önce iç dünyanda ara..
6/10
·259 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Lynn Grabhorn’un Affedersiniz Ama Hayat Sizi Bekliyor kitabını merak ederek okumaya başladım. Kitabın temel mesajı tanıdıktı: Hayatımızı sadece düşüncelerimiz değil, düşüncelerimizin arkasındaki duygu hâli de şekillendiriyor. Grabhorn, Çekim Yasası perspektifinden bakarak, içinde bulunduğumuz duygusal frekansın hayatımızdaki deneyimleri etkilediğini savunuyor ve şu sorulara dikkat çekiyor: “Neden hep aynı döngülerdeyim?” “Neden istediğim şeyler gelmiyor?” Yanıtı dış koşullarda değil, önce iç dünyamızda arıyor. Zen, Budizm ve mindfulness daha çok “olanı olduğu gibi görmek, tutunmayı bırakmak ve kabul etmek” tarafındayken; bu kitap “duygusal titreşimini değiştir, hayatın değişsin” yaklaşımına daha yakın duruyor. Ben kitabı hayatı kontrol etmenin bir yöntemi olarak değil, kendime ayna tutan bir davet olarak okudum. Çünkü hayatımın mükemmel olmasıyla ilgilenmiyorum. Her şey istediğim gibi gitse de gitmese de, hayatla kurduğum ilişkinin niteliği benim için daha önemli. Bu yüzden kitapta beni en çok etkileyen soru şu oldu: “Şu anda hayatla hangi duygudan ilişki kuruyorum?” Korkudan mı? Eksiklikten mi? Yoksa güven, açıklık ve kabullenmeden mi? Grabhorn kitapta dört adım öneriyor: • Ne istemediğini belirle. • Ne istediğini belirle. • İstediğin şeyi hisset.
Ben ve Duygularım
Affedersiniz Ama Hayat Sizi Bekliyor!Lynn Grabhorn · Nokta Yayınları · 20046 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
5/10
·288 syf.··
2026 17. kitabı
Öncelikle kitapta altını çizdiğim yerlerle başlamak istiyorum: “Birkaç sene önce olsa hayal dahi edemeyeceği işin başına gelmiş olması ona hayrete düşüyordu. Gelecekte ne olacağını hiç kimsenin bilemeyeceği söylemi doğruydu.” Bu kitapta nedense tek bir yerin altın çizmişim. Bu satırları çizmemde hep inandığım “nerden biliyoruz altının üstünden güzel olmadığını” cümlesi olabilir. Çünkü cesaret en büyük lütufumuz ve onunla harikalar yaratabiliriz. Kitap iyi hisset serisi olarak geçiyor sanırım çünkü kapağında öyle yazıyor. Kitabı okurken sanki kitap evinin içindeymişim gibi çok huzurlu hissettim. Yani yazarın kalemi çok akıcıydı, zorlama kelimesi yoktu ve anlam bütünlüğü harikaydı. Kitap evinin insanları birleştirici bir yan olması çok hoşuma gitti. Ayriyeten karakterlerin hepsi baş karakter gibiydi; herkesin birbirinden bağımsız hikayesi vardı ve onlara da yazar bizi tanık etti, ben böyle romanları çok seviyorum. Sadece kitapta bahsedilen yazar ile aralarında geçen ilişkiyi daha derinlemesine görmek isterdim, o kısım kitabı bambaşka bir yere götürebilirdi diye düşünüyorum. Ve 2 puan daha fazla verirdim :) Dediğim gibi ortamdan uzaklaşmak ya da sahilde uzanarak sakin bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitap tercih edilebilir.
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
8/10
·192 syf.··
2026 18. kitabı
Aslında ölüm hakkında bir kitap okuyacağımı sanıyordum ama yaşamayı öğrendim. Kitap ölüm korkusunu anlatmaktan çok, hayatta sürekli kaçtığımız belirsizliklerle yüzleşmeyi öğretiyor. Ölümün uzak bir son değil, hayatın doğal bir parçası olduğunu sakin ve yargısız bir şekilde anlatmasıydı. Kitap boyunca şunu hissettim. Ölümden korkmamızın sebebi aslında yaşamı tam anlamıyla yaşayamayışımız. Sürekli kontrol etmeye çalışıyor, değişimden kaçıyor ve her şeyin aynı kalmasını istiyoruz. Oysa hayatın doğası değişim. Her gün biten bir gün, kapanan bir dönem, kaybettiğimiz insanlar ve bıraktığımız alışkanlıklar küçük ölümler gibi. Bunlarla barışmayı öğrenebilirsek büyük sonla da daha huzurlu karşılaşabiliriz. Özellikle acıdan kaçmak yerine onunla oturabilme fikrini seviyorum. Çünkü çoğu zaman rahatsız hissettiğimiz anda dikkatimizi dağıtıyor, kaçıyor ya da bastırıyoruz. Nasıl yaşarsak öyle ölürüz. Eğer hayatı sürekli erteleyerek, korkarak ve kaçınarak geçirirsek son anlarımızda da aynı duygular bize eşlik eder. Ama yaşamın belirsizliğini kabul edip her günü daha bilinçli yaşarsak, ölüm de korkulacak bir düşman olmaktan çıkar. Hisset, gözlemle ve geçmesine izin ver.
Nasıl Yaşarsak Öyle ÖlürüzPema Chödrön · Omega Yayınları · 202375 okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2026 111. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 21:54
Sakura Mevsimi Kitapçısı ~ Takuya Asakura . Yayınevinin İyi Hisset serisinin kitaplarına bayılıyorum. Her biri tam başucu kitabı olarak adlandırdığımız o özel kitaplardan Arka kapakta söylediği gibi kitabı okumaya başlayınca bir anda kendimi kiraz çiçekleriyle çevrili o gizemli kitabevinde buldum. Birbirinden farklı insanların yollarının ve hayatlarının kesişme yeri bu kitabevi. Sakura’da gizemli bir kız ve her şeyi izleyen üç renkli bir kedi karşılıyor sizi. Yolumuzun buraya düşmesi demek bizi derinlerimizde sakladığımız duygularla yüzleşmeye itiyor. Yolumuzun kitaplarla, aynı kitap ve aynı satırlarla kesişme şekli beni o kadar çok heyecanlandırdı ki bu detaya bayıldım! Yolunuzu açan bir kitap, her birinin ve duyguların sorgulaması, farklı bir dünya ve rezerve bir masa Mucize pazarlamacıları Kobako ve Sakura kitapçısındaki kızımız ile uçsuz bucaksız bir maceraya ve iyileştirici bir güce tanık oluyoruz. Çok ama çok sevdim. Şans vermelisiniz “Şöyle söyleyeyim: Mucizeler, aslında sandığımızdan çok daha sık, çok daha farklı yerlerde meydana geliyor. Ama kim için, ne şekilde gerçekleşeceği son derece rasgele. “Şu halin var ya... hep gülümsemeye çalışman. Öyle kolay bir şey değil bu. Benim gibi ihtiyarları, etrafındaki insanları neşelendirmek için yaptığını biliyorum. İnsan başkaları için gülümseyebiliyorsa, bu büyük bir şeydir. Ben beceremezdim.”
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 2026109 okunma
Akıcılığı Baltalayan Nörolojik Terimler :))
6/10
·192 syf.··
2026 44. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:04
Kitabın bende bıraktığı en güçlü intiba şu oldu: "Mutluluk bir piyango değil, zihinsel bir kas sistemidir." Yazar, kaderci veya tamamen polyannacı bir yaklaşımı reddediyor. "İyi düşünmek" derken saf bir iyimserliği değil, "gerçekçi ve işlevsel" düşünmeyi kastediyor. İnsanın kendi beyninin kölesi değil, efendisi olması gerektiğini çok net formüle etmiş.Ancak yazarın daha önce başka kitabını da okumuştum ve o kitabını da okurken aynı şeyi hissetmiştim. Tarhan'ın akademik ve tıbbi geçmişine bakmıştım kitabını daha bitirmeden. Çünkü bu kitabında da yaşadığım gibi mesleğinin önlüğü kelimeleri örtüyor ve kelimelerin örtülü olduğu bölümlerde dil ağırlaşıp akıcılığını kaybediyor. Nörolojik terimler (serotonin, dopamin yolları, prefrontal korteks vb.) akıcılığı çok fazla baltalıyor. Kelimeleri yazarken bile şuan bayıyor. :) Ayrıca kitap içinde bazı kavramların (özellikle "özbilinç" ve "irade" vurgularının) çok sık tekrarlandığını, bunun da kitabın hacmini gereksiz büyüttüğünü düşünüyorum. Yazarın bu kitabını da okuduktan sonra başka kitabını okur muyum, ıssız bir adada tek başıma sadece O'nun kitabı kalsa o zaman okurum :)) o da okumayı sevdiğim için. Huzurla demlenmeniz dileğiyle akıcı kitaplarınız bol olsun arkadaşlar :)
İyi Düşün, İyi Hisset, İyi OlNevzat Tarhan · Aile Yayınları · 202597 okunma