Halil

Halil
önlisans
İstanbul
istanbul
76 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
İnsan kendi hayatını incelediginde şu iki şeyi hemen görür : 1) Yenilmesi imkansız kuvvetli bir rakip ile,yani bütün dünya ile mücadele etmek. 2) Bu mücadelede de kederle hep elele veren zevkleri doğuran şahsi emelleri esas maksat yapmak. Bu acı gerçeği fark edince, insan kendi hayatına son vermeyi ister
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayır, yaşamın derin oluklarına inanmıyorum, sen de inanmıyorsun. Uzaktan bakınca takdir ediyor olabilirsin, ama birinin içine kendini sığdıramayacağını biliyorsun
1000Kitap
Diğer insanlar hakkında yalnızca izlenim edinirdiniz, daha fazlasını değil. Hiçbir zaman düşüncelerini duymazdınız, sadece söylediklerini işitirdiniz; okyanustaki bir damla, sonsuz bir uçuruma bir temastı bu. Uzayın karanlığında süzülürken elinizi tutan bir el. Çok fazla bir şey değildi. Birbirlerini sahiden de çok iyi tanıyamazlardı. O nedenle o öyle, o böyle der ve bunu bir kişi olarak adlandırırlardı. Bir yargıya varabilmek için varsayımda bulunurlardı. Bu sadece bir tahmindi. Tahmininizde bir tür doğruluk payı olabilmesi için o kişiyle yıllarca konuşmanız gerekirdi. Ve o zaman bile emin olamazdınız.
1000Kitap
Sık sık "bölge"nin aslında neyin simgesi olduğu sorulur, olağanüstü saçma tahminler yapılır. Bu tür sorular ve tahminler karşısında korkunç bir çaresizliğe kapılıyor, adeta deli oluyorum. hiçbir filmimde simge kullanmadım. “bölge”, bir “bölge” işte. İnsanın katetmek zorunda olduğu hayat, hepsi o kadar. İnsanın ya yok olduğu ya da dayandığı bu yerde ayakta kalmayı başarıp başaramayacağı kendine olan saygısıyla, önemliyi önemsizden ayırma yeteneğiyle belirlenir. Her birimizin içinde olan o özgün insanilik ve ebedilik üzerinde düşünmeyi teşvik etmeyi görevim sayıyorum. Ne yazık ki bu sonsuzluk ve öz, insanın kendi yazgısını kendi elinde tutmasına karşın sık sık görmezden geliniyor. Birtakım aldatıcı idealler peşinde koşulması yeğleniyor. Ancak gene de geride insanın varlığını inşa ettiği ufacık bir kırıntı kalıyor: sevme yeteneği. İşte bu kırıntı insan ruhunda, hayatını belirleyecek bir yer işgal edebilir, varlığına anlam katabilir.
1000Kitap
"İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi."
1000Kitap