gözleri yeniden gözlerimi buldu. "Beş dilek hakkın var." Kalbim heyecanla sarmalandı. "Sesli dile getirebilirsin.
Dileklerinin hepsini gerçekleştirmekten keyif alacağım."
"Hmm," dedim düşünür gibi. "Birinci dileğim... Beni hep çok sevmen."
Ben mumu üflerken, "Kabul oldu," dedi.
24 yaşındaki Nazlı'nın dileğinin gerçekleşmiş olması, kalbime saplanıp kalmış bir kıymığın artık özgür kalmasını sağlamıştı.
Bakışlarım gamzesine takılırken, "Hep bana böyle bakman ve gülümsemen..." dedim. Gamzesi derinleşti. "İkincisi!" dedim hızla. "İkincisiydi bu." Mumu üfledim.
"Kabul..." dedi, kollarını bağlarken.
Masa başında var gücünde düşünerek bütün gün çalıştın, bir metnin yazınsal kesinliğini birazcık da olsa artırdın diye kimse sana alkış tutmaz. "Çok iyi olmuş" diye saydığınız sıvazlayan biri de çıkmaz. Tek başına öylece oturur, başını sallayarak kısık sesle "Hmm, hmm" diyerek kendini onaylar durursun sadece. Kitap olarak basıldığında ise, o tek satırdaki yazınsal kesinlik dünyada tek bir kişinin bile dikkatini çekmeyebilir.
En çok ihtiyaç duyduğumuzu düşündüğümüz şeyin dışında bırakıldığımızı hayal etmemiz muhtemel. Bana neyin dışında bırakılmış gibi hissettiğinizi söyleyin, size ne istediğinizi düşündüğünüzü söyleyeyim.