Hepimiz deneyimlerimizden, anılarımızdan, hayallerimizden oluşuruz ve beynimizin ve sinir sistemimizin bütün bu deneyimlere tutunmak gibi bir özelliği vardır. Bu yüzden geçmiş travmaları bilincimizin dışına itebilseydik bile onlar içeri süzülmenin bir yolunu bulurlardı.
Nefes alabilmenin en büyük nimet olduğunu o an tüm hücreleriyle anlamıştı; mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu, sadece nefes almak yeterdi. Ama insan, nefessiz kalmadan nefesin, hapsedilmeden özgürlüğün, ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilemiyordu.