Puan vermedi·184 syf.··
2023 151. kitabı
KOCAM DEĞİL ama Hocam Olur Kendisi . Merhaba, haftasonunuza kolayca okuyacağınız, yüzünüzü güldürecek,sıkıntılardan arındıracak bir çıtır okuma ile geldim sizlere. Üniversiteli kızımız Pelin, fazla özgüvenli, ailesine sorumluluklarını bilse de kova burcu olmasından kaynaklı özgürce hareket etmeyi benimsemiş bir genç kızdır. Hocamız Ali ise, yakışıklılığı ve mesleki gücünün farkında olan, fakat  özel sebeplerden dolayı aile bağları kopuk Bay Robot' dur!. Ders saatinde tatlı bir atışma ile başlayan karşılıklı ilginin bazen sürtüşme, bazen sevgi pıtırcığı durumlarının hikayeleşmesi ile bizlere sunulması bu kitap. Kah genç kızın yersiz alınganlıklarına şahitlik edecek, kah hocamızın beklenmedik kıskançlıklarına şaşıracağız. Yeri gelecek yeter bu kadar da naz çekilir mi derken,  sonra birden "hobaa, hocam şimdi bu oldu mu ki? " diye söyleneceğiz. Ama sonunda hocadan koca olur mu ya da oldu mu derseniz, buyrun okuyun derim sizlere. Ee, onu da ben söylersem herkes bir kitap okusun, anlatsın birbirine. Demem o ki, salın kendinizi haftasonu biraz ve gençlere ve ruhu genç kalanlara kulak verin sessizce . Mutlu haftasonları efendim
Kocam Değil Ama Hocam Olur KendisiKübra Selin Akay · Ceres Yayınları · 202315 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2023 3. kitabı
3/75 “ARKADYA OKUMAK BİR AYRICALIKTIR.” diyerek yorumuma başlamak istiyorum. Nedendir bilmiyorum ama kitabı okurken biraz sıkıntı yaşadım. Pat diye birinci bölüm bitti ve hobaa ikinci bölüm ikinci bölüm ayrı bir dünyadan başladı. Kitabımız iki zamandan oluşuyor. 1948 yılı ile, 2001 yılı olarak geçmiş ve yaşanan zamanda olanlara şahit oluyoruz Junja bir haenyeo. Annesi, anneannesi ve kardeşleriyle yaşıyor. Babası onları terkediyor. Annesinin ölümünden sonra annanesi çocukların babasına haber gönderiyor ve Junja’nın iki küçük kardeşini yanlarına almalarını söylüyor. Hatta Junja için de aynı şeyleri söylüyor fakat adam eşine iki çocuğu zor kabul ettirdiğini ve Junja’nın onlarla kalamayacağını dile getiriyor. Babasının “onları okutacağım” demesi üzerine kardeşlerinin gitmesine üzülse de sesini çıkarmıyor. Çünkü elinden başka birşey gelmiyordu. Bundan sonra anneannesi ve Junja’nın hayatı farklı bir şekilde devam etti. Biz de neler olduğunu, neler yaşadıklarını satırlarda okuyoruz. Savaşın içerisinde kalan insanlar neler yaşadı? Junja ve annanesini neler bekliyordu? ESRA AKGÜN @songulungunleri @arkadya_kitap @arkadya_okumayadevam #sedosokudu #okudumbitti #arkadyaokumayadevam #books #bookstagram #booklover #bookblogger #kesfet
Okyanusun GözyaşlarıSumi Hahn · Arkadya Yayınları · 2022185 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nasıl bir hayal gücüdür bu.?.
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 00:32
'Dansa Davet' ile tanıdım yazar, resmen kalemle dans ederken, okuyucuyu da kendi rüzgârına kaptırıp, sayfadan satıra, noktadan virgüle koştura koştura 100 hatta 100 küsür sayfada, gerçek miydi, rüya mıydı, kitap mıydı moduna sokup, "-hobaa," dedirtip bir anda hayatınızdan çıkıp gidiyor..
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,8bin okunma
10/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
Bu sene için de okuyup hikâyesinden en çok etkilendiğim kitap oldu. Arkadaşımın tavsiyesiyle almıştım ve nedense bir beklentim yoktu. Başlarda kitap ilerlemiyor gibiydi ama sonra olaylar geliştikçe hobaa,hayda yok artık nidalarıyla sayfaları çevirdim. Konular ve olaylar birbirine çok güzel bağlanmış. Aslında daha önce tahmin ettiğim bir olay olduğunda bile şaşırdım. Tekrar okuyacağım kitaplar arasına çoktan girdi bence. Bu inceleme böyle övgülerle uzar da uzar. Ben çok sevdim, siz de okuyun dostlarım.
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,3bin okunma
Puan vermedi·%45 (160/352 syf.)·
Böyle güzel işlenebilecek kurgu nasıl böyle sığ ve vasat bir şekilde yazılabilir cevabı bu. Arka kapağı okurken aldığım heyecanın gramını kitabı okurken almadım. Hatta ilk bölümün ilk sayfasından “hobaa geldi yarım bırakılacak bir kitap daha” diye başladım zira olaya paldır küldür dalan yazar asrın hatasını yapmış. Bilim kurgu- zaman yolculuk bunlarda olaylar sindirilerek işlenmeli. Çünkü çevrenin detayı ve analizleri iyi yapılmalı ki biz zamana adapte olalım. Detayların tadını çıkaralım. Sen daha karakteri tanıtmadan çat çat çat bu oldu şu oldu işte ben tam buradayım diyorsun yazar. Bir ileri bir geri, olayın ortasında birden geçmişe dönüyor şöyle olmuştu böyle olmuştu diye düşünüyor. Hangi zamanda olduğumuzu bile anlayamıyoruz durum böyle olunca. Karakterlerin yalnızca isimleri var, olaylar geliştikçe tanıyoruz, bu normal kurguda mantıklı ama karakter o bahsi geçen karakterlerle bu kadar içli dışlıyken bir anda hayatına yeni giren bir karakteri anlatırmış gibi anlatıyor okura. Zerre derinlik yok. Kopuk kopuk bir kurgu işleme şekli. Empati kuramadığım karakteri okumayı sevmem. Olayların içine giremem. Kitaba devam edemiyorum o yüzden. Aksiyon yaratayım- heyecan olsun derken kurguyu harcamışsın. Ne acelen vardıysa artık.
Bin Parça SenClaudia Gray · Pegasus Yayınları · 2017422 okunma
9/10
·243 syf.··
Beğendi
·
2017 56. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2017 00:00
Cümle mühendisi bir yazar ve rüya içinde rüya... Çok katmanlısından. Rüya ile yüzümüze çarpılan buz gibi hayatın, buzdan daha soğuk gerçekleri... Açlıktan çığrışan çocuklar, şehirden ve onun debdebesinden kaçan biçare insanlar, geçim zorluğu... Köy hayatının ve tezek kokularının insanların omuzlarına yüklediği, sayısız ağır roman... Çok gerçekçi bir yazar Toptaş amca. Aslında bunun için de bayılıyor olabilirim kalemine. Bir paragraf yazıyor, aşk ediyor tokadı suratına. "Haydi, gelsene kendine!" diyor. Gelemiyorsun... Kabulleniyorsun yüreğine üflediği gerçekleri sessizce... Adı üstünde "gerçek" işte. Kim kaçabildi ki? Söylesene... Hasan amca bu sefer diğer kitaplarına nazaran daha çok konunun içinde kalmış bu kitapta. Nerede başladığınızın, nereye gittiğinizin, ve nereye vardığınızın farkındasınız. Zira diğer kitaplarında, "Bir dakika ben az önce neredeydim?"- "Hobaa, nereye geldik şimdi?" falan oluyordunuz sürekli. Zaman mefhumu ortadan kalkıyordu. Ama Uykuların Doğusu'nda en azından kimi konuştuğumuz, hikayeyi kimin üzerinden yürüttüğümüz belli. Bu yazdığım konuya istinaden diğer kitaplarından farklı bir özellik daha zikretmek istiyorum aslında: "Toptaş seninle konuşuyor." "Sen" diye hitap ediyor sana. Çok değişik hissettim okudukça. Sanki Hasan amca ile oturup konuşuyoruz, o bana bir şeyler anlatıyor ve ben onun anlattığı hikayeler arasında kendimi aramaya çıkıyorum... Çok güzel bir deneyimdi. Bunu daha sık yapmalısın Hasan Amcacığım... Kitabın akışı içerisinde çok kısa bir bölümde bir hokkabaz vardı, çok büyük değer arz etmiyordu belki bu küçük konu, sayfalarcaa yazılan bu kitap için belki ama, benim aşırı şekilde dikkatimi celp etti. Şöyle bir durdum, düşündüm, beynimden vurulmuşa döndüm o an. Bahsettiğim hokkabaz, çocukların
Edebiyat
Uykuların DoğusuHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20201,455 okunma