uğur

"benim tezim, bütün halkın, bütün kültürlerin birbiri hakkında önyargı sahibi olduğudur. eğer bir gün bu önyargı kelimeleri, yani avrupa dillerindeki barbar, japon dilindeki gaijin, müslümanlardaki kafir, almanlardaki ari olmayan gibi önyargı sıfatlarını kaldırabilirsek, amacımıza ulaşabiliriz. amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur; insanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi bir takım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı."
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"örneğin bana, bugüne kadar 'komşunu sev!' dedilerse ve ben de sevdiysem, bundan nasıl bir sonuç çıkıyordu? şöyle bir sonuç çıkıyordu: ben paltomu ikiye bölüyor, yarısını komşuma veriyordum. böylece ikimiz de yarı yarıya çıplak kalıyorduk. bilim ise 'herkesten önce kendini sev' der. çünkü dünyada her şey kişisel çıkar temeli üzerine kurulmuştur. yalnızca kendini seversen, hem işlerini gerektiği gibi yaparsın, hem de palton sapasağlam üzerinde kalır. ekonomi bilimi ise şunu ilave eder: bir toplumda özel işler ne kadar yolunda giderse,başka bir deyimle paltolar ne kadar bütün kalırsa, o toplumun temelleri öylesine sağlam, genel işleri de öylesine düzenli olur. demek yalnız kendim için kazanmakla, herkes için de kazanmış oluyorum, ayrıca komşumun ikiye bölünmüş bir kaftandan daha fazlasını almasına, hem de onun bunun sadakasıyla değil, genel ekonomik ilerleme sayesinde almasına imkan vermiş oluyorum."
Edebiyat

uğur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·218 syf.·
2020 28. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.5/10 · 102,1bin okunma
kadınsa istenmeyen bir tutkuya karşı kendini korurken, içgüdüsel olarak, sadece iki cins arasındaki ilişkinin kurallarına uyuyordur. doğrusunu söylemek gerekirse bütün yakınlaşma çabalarını başından reddetmek her kadında bulunan ilkel bir dürtüdür. kendisine bu reddetme avantajı bağışlanmış olan kadın en ateşli tutkuyu geri çevirdiğinde bile kimse onu zalimlikle suçlayamaz. ancak kader terazinin dengelerini değiştirdiğinde ve bir kadın yaradılıştan getirdiği suskunluğu bozarak karşılığı olup olmadığını bilmeden bir erkeğe aşkını itiraf edince felaket gerçekleşir. hele ki kadının tutkusunun nesnesi erkek soğuk ve tepkisiz kalıyosa! işin bu gerçeği, bu asla çözülemeyecek bir düğümdür çünkü bir kadının istediği şeyi reddetmek, onun gururunu incitmek ve utandırmak demektir. kadının kendisine duyduğu tutkuyu geri çeviren bir erkek ondaki tüm narin hisleri yaralar. erkek ne kadar kibarca geri çekilmeye çalışırsa çalışsın, istediği kadar zarif kelimelerle konuşmaya uğraşsın bir yararı olmaz. sadece arkadaş olma teklifi de tüm hassasiyetini gözler önüne sermiş bir kadını küçük düşürür.
Edebiyat