Yüreği şişiyor, şişiyor, göğüs kafesinin kemiklerini zorluyor Nilüfer'in. Kan çanağı gibi gözleri kupkuru. O kadar gözyaşı akıttı ki iki gündür, artık tek bir damla bile düşemiyor. Belki öldü de farkında değil. Yoksa hem bu dünyada bir yerde, hem de bir başka boyutta nasıl olunabilir? Acı çekerek bir boşlukta, huzur içinde uçulabilir mi? Hem içinde bulunduğu şu zaman, hem de kırk yıl öncesi aynı anda yaşanabilir mi?
Beni hiç anlamadı. Oysa anlamayacak ne var? Anlamamak, anlamaktan daha zor. Evet, ben buna inanıyorum; bütün benliğimle bu düşünceye inancım var benim.