Emirhan

Emirhan
Bizim yolculuğumuz ise tümüyle düşseldir. Gücünü buradan alır.
Sahibi olduğumuz şeyleri bunlardan yoksun olanlarla bölüşmemiz gerektiğine dair tarih boyunca ne güzel sözler edilmiştir! Ama kim ki bu güzel sözleri hayata geçirmeye kalkmıştır, derhal yüz geri etmiş ve bütün bu yüce duyguların hayatta değil yalnızca şiirsel yapıtlarda güzel durduğunu söylemiştir. Yalan, kendine saygı duymak değil, kendini aşağılamaktır deriz hep; gelgelelim bütün uygar hayat aşağılık bir yalandan başka bir şey değil. Böylece hem kendimiz ikiyüzlülüğe alışıyoruz, hem de çocuklarımıza kendi ellerimizle ikiyüzlü olmayı öğretiyoruz. Akıl da ister istemez bu durumun etkisi altında kaldığı için, kendimizi sahte akıl yürütmelerle, sofizmle yatıştırmaya çalışıyoruz. İkiyüzlülük ve sofizm uygar insanın ikinci doğası olmuş durumda. Ama toplum böyle yaşayamaz: İnsanoğlu ya doğru yola yönelecek, ya da yok olacak.
Sayfa 44 - ÖTEKİ YAYINEVİ·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·262 syf.··
2017 91. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2017 05:14
George Orwell hakkında en çok tartıştığım yazarların başında gelir herhalde. 1984 ve Hayvan Çiftliği romanlarının çok popüler olması, herkesin yazarı övmesi, can sıkan "o sosyalizm değil, Stalinizm karşıtı" lafı ve pek az kişinin Orwell'in istihbarat birimlerine 1949 yılında verdiği Stalinist-Troçkist ayrımı yapmadığı gibi komünist olmayıp sempatizan olanları bile dahil ettiği listesinden haberdar olması buna neden olan etmenlerden bazıları. Orwell, bir muhbirdi (En azından 1949'da, İspanya İç Savaş'ına da bir ajan olarak gittiğine dair internette elle tutulur bir şey bulsaydım kitabı asla satın almazdım). Bunu kitabı okumak aklımda yokken de biliyordum. İspanya İç Savaşı'na olan yoğun ilgi ve merakım, beni "Bakalım ne yazmış bu" diye küçümser bir tavırla bu kitabı almaya itti. İspanya İç Savaşı benim için -kısa süreli de olsa- anarşistlerin başrolde olduğu bir dönem, o zamana kadar (Orwell'in de dediği gibi) faşizm seçimlerle ya da darbelerle zorlanmadan iktidara gelirken bu sefer Franco buna kalkıştığında işçilerin yüzüne tokadı vurup başlangıcını yaptığı bir olaydır. Kitaba gelirsek; Orwell insanı ikna edici bir üslup kullanmış. Ölmeyi (gönüllü olarak) göze alıp gittiği bir savaşı kahramanlık destanı olmaktan çok uzak, mizahi; cepheden ayrılıp izne çıktığı zaman gözlemlediği iç savaş içinde iç savaşı, basının bunu nasıl çarptığını, 1984 romanında okuduğumuz Parti uygulamalarının Orwell için ilham kaynağını olduğunu düşündüğüm olayları tarafsız ve eleştirel bir tavırla ele almayı başarmış. İster istemez Orwell'in kimseye eyvallahı olmayan bu tavrına hayran kaldım ve keşke kitabın arkasında yazılı, Noam Chomsky'nin sözüne katılabilseydim diye düşündüm: "... Orwell dürüst bir adamdı. Kendisini, ideolojik denetim sistemlerinden kurtarmaya çalışmış ve bunda başarılı
Katalonya’ya SelamGeorge Orwell · Bgst Yayınları · 20121,905 okunma

Emirhan

, bir kitap okudu
8/10
·262 syf.··
9 günde okudu
·
2017 91. kitabı
George Orwell
8.1/10 · 1.905 okunma
Tarih Yazmak
Yoğun bir tiksinti ve öfkeyle damdaki mevziime geri döndüm. Bu gibi olaylara karıştığınız zaman, öyle sanıyorum ki küçük çapta da olsa tarih yapıyorsunuzdur; hesapta kendinizi tarihi bir karakter gibi hissetmeniz gerekir. Fakat hiç böyle olmaz, çünkü bu zamanlarda maddi ayrıntılar ağır basar. Çarpışmalar boyunca, yüzlerce mil uzaktaki gazeteciler bu işi parlak bir biçimde yaptıkları halde, ben durumun doğru dürüst "tahlilini" yapamadım. Esas düşündüğüm, bu her iki taraf için de öldürücü rezil kavganın doğru ve yanlış yönleri değil, Allah'ın belası damda gündüz oturmanın verdiği rahatsızlık ve sıkıntı, gittikçe kötüleyen açlıktı. (...) Eğer tarih dedikleri buysa, hiç de öyle bir duygu vermiyordu. Daha çok cephede az adam olduğu, bu yüzden anormal uzunlukta sürelerle nöbet tutmamız gerektiği, kahramanlık etmek yerine, sıkıntı içinde, uykusuzluktan başı önüne düşerek ne olup bittiğiyle hiç ilgilenmeyip yalnızca olduğunuz yerde oturmanız gereken, çok kötü bir döneme benziyordu.
Sayfa 160 - bgst YAYINLARI·Kitabı okudu