Emirhan

Emirhan
Bizim yolculuğumuz ise tümüyle düşseldir. Gücünü buradan alır.
Tarih Yazmak
Yoğun bir tiksinti ve öfkeyle damdaki mevziime geri döndüm. Bu gibi olaylara karıştığınız zaman, öyle sanıyorum ki küçük çapta da olsa tarih yapıyorsunuzdur; hesapta kendinizi tarihi bir karakter gibi hissetmeniz gerekir. Fakat hiç böyle olmaz, çünkü bu zamanlarda maddi ayrıntılar ağır basar. Çarpışmalar boyunca, yüzlerce mil uzaktaki gazeteciler bu işi parlak bir biçimde yaptıkları halde, ben durumun doğru dürüst "tahlilini" yapamadım. Esas düşündüğüm, bu her iki taraf için de öldürücü rezil kavganın doğru ve yanlış yönleri değil, Allah'ın belası damda gündüz oturmanın verdiği rahatsızlık ve sıkıntı, gittikçe kötüleyen açlıktı. (...) Eğer tarih dedikleri buysa, hiç de öyle bir duygu vermiyordu. Daha çok cephede az adam olduğu, bu yüzden anormal uzunlukta sürelerle nöbet tutmamız gerektiği, kahramanlık etmek yerine, sıkıntı içinde, uykusuzluktan başı önüne düşerek ne olup bittiğiyle hiç ilgilenmeyip yalnızca olduğunuz yerde oturmanız gereken, çok kötü bir döneme benziyordu.
Sayfa 160 - bgst YAYINLARI·Kitabı okudu
Reklam
Bütün savaşlarda böyledir; askerler çarpışır, gazeteciler bağrışır ve palavracı yurtseverlerin hiçbiri kısacık propaganda gezilerinin dışında, cephedeki siperlere yanaşmaz bile.
Sayfa 79 - bgst YAYINLARI·Kitabı okudu
Savaşın insanı en çok dehşete düşüren özelliklerinden biri, tüm bu savaş propagandasının, tüm bu bağrış çağrış, yalanlar ve nefretin mütemadiyen bizzat savaşın içinde bulunmayanlardan gelmesidir.
Sayfa 78 - bgst YAYINLARI·Kitabı okudu
Savaşın ilk birkaç ayında Franco'nun asıl düşmanı Hükümet değil, sendikalardı. Ayaklanma başlar başlamaz, örgütlenmiş şehir işçileri bir genel grev çağrısı yaparak, devlet depolarından silah talep ederek ve kısa bir mücadeleden sonra da bunları elde ederek buna cevap verdiler. Kendiliğinden ve bir miktar da bağımsız hareket etmemiş olsalardı, büyük bir olasılıkla Franco'ya karşı hiç direnilmeyecekti.
Sayfa 61 - bgst YAYINLARI·Kitabı okudu