"Yine şurada itirafa mecburum ki, eğer Ömer Naci'ye tesadüf etmeseydim ben o mektepten eli boş, kafası boş velhasıl bir davul gibi bomboş olarak çıkacaktım. İnsanlığa muhabbeti, insanlığa hürmeti ben ondan aldım. O olmasaydı acze, eleme, acıya karşı gözlerim bu kadar yaşarmak kabiliyetine malik olamayacaktı. O olmasaydı vatanımın akşamlarını ben bu kadar sakin, sabahlarını ben bu kadar serin, denizlerini ben bu kadar ışıklı, göklerini ben bu kadar yıldızlı bulamayacaktım. Esaret içinde hür yaşamayı, ruhumu güneşlerle beslemeyi, başımı dik tutup dimdik yürümeyi bilmeyecektim. O olmasaydı ben iyiliğin bu kadar iyi olduğunu, güzelliğin bu kadar güzel olduğunu, doğruluğun bu kadar doğru olduğunu anlayamayacaktım. Minarelere, çehrelere, heykellere, binalara velhasıl yere, göğe bomboş gözlerle bakarak nihayet geberip gidecektim."