Kitabın beni en etkileyen özetin özeti cümlesi : Squealer’ın sıklıkla hayvanlara hatırlattığı, ‘Bellek Yanıltıcıdır.’ Her döneme ışık tutacak nitelikte olduğuna eminim. Mutlaka okuyun, okutun.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,3bin okunma
‘Delileri sevin.’
‘Hepimiz deli doğarız, bazıları öyle kalır.’
‘İçinde bir tutam delilik olmayan hayat, eksiktir.’
‘Belki de deli denilen şey tek kişilik bir azınlıktır.’ gibi sözler hep beni gülümsetmiş ve budur dedirtmiştir :) dolayısıyla kitap adıyla zaten beni almaya yetti içine ancak kendime kızgınım böyle bir kitabı bugüne bıraktığım için. Zira Erasmus 5 asır önce şu ana seslenmiş ve bence daha bir beş asır sonrasına da seslenir bu eserle. Benim kitaba ilgim önce T. More’un ‘Ütopya’sını okumamla başladı. Erasmus ‘kankası’ More’a seslenmiş ‘Deliliğe Övgü’sünde çünkü. Harika bir seslenmeyle başlıyor kitap ben bayıldım bu kısma :)
Hakkında biraz bilgisi olanlar bilirler ki Erasmus Rönesans döneminde yaşamış, Hümanizm’in en önemli temsilcilerindendir. Bir yolculuk sorasında yazdığı eserde dönemin durumuna ciddi ışık tutuyor aslında. Hedefinde ise krallar, kralcılar, asiller, kilise, ilahiyatçılar, bilim adamları, halk, yazarlar, hukukçular, aşırı dindarlar ve dahi herkes var aslında :) herkes nasibini almış Erasmus’un eleştirilerinden. Deliliğin kendini övmesi ve anlatması falan derken yazar herkese gizli ok atıyor , aslında açıktan da çok ok atıyor desem hata olmaz zira hiç korkusu yok, dan dan dan yani :)
Kitap boyunca birçok tanrı adı öğreniyor genel kültürünüzü de sevindiriyorsunuz aslında bir nevi ;)
Satır aralarında bugünden de bir şeyler göreceğiniz, gülümseyebileceğiniz, belki bazen kızabileceğiniz güzel bir eserle karşı karşıyasınız, tavsiyemdir. Hala okumayanlar daha fazla geç kalmasın derim ️
Üniversitede felsefe dersi hocamız sınavda bir soru için Ütopia’dan sorumlu tutmuştu ve sırf (öğrenci kafası) dersi geçmek için bir şeyler anlamak, sınavda geçmek gibi basit nedenler eşliğinde bakınmıştım bi kitaba. Şimdi gerçekten, analiz etmek, eleştirmek ve anlamak amaçlı tekrar okuduğum bu kitap, Ütopia’nın büyülü dünyasını anlatırken Ortaçağ’ın despotluğuna da adeta kafa atıyor bence :) 250 sayfalık kitabın ‘Ütopia’ kısmı sadece ilk 89 sayfası aslında. Arkasından gelen kısım Thomas More’un ve Ütopia’nın incelenmesi şeklinde devam ediyor. (Ki ben o kısmı da çok faydalı buluyorum kitabın anlaşılması açışından). Ütopia ile ilgili olarak katılmadığım, doğru bulmadığım birkaç yeri kitabın başka okuyucularıyla tartıştığımda, beni, kitabın yazıldığı dönem konusunda tekrar tekrar uyardılar , bunu da okuyucular için özellikle belirtmekte fayda var. Önemli bir eser. Eğitim anlamında alınacak dersler de var, şimdiden keyifli okumalar :)
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Tipik bir Zweig eseriyle karşı karşıyayız. Birkaç güne sığan tek olay ve bunun insanın psikolojisine, davranışlarına, duruşuna, yaşamına olan her anlamda etkileri. Kitabın en özü bu yine. Zweig’ün en sevdiğim yanı kendinizi kahramanların -cinsiyet farketmeksizin- yerine koymanız için tüm hatlarıyla anlatması anlatması ve anlatması.. :)
Özet cümlesi ise şu bence kitabın,
‘Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.’ (S. 45)
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,9bin okunma
Alegori’nin en güzel örneği olarak Sineklerin Tanrısı oniki bölümden oluşan ve 6-12 yaş arası bir grup çocuğun ıssız bir adada başından geçen olayları konu alan roman. Çoğu kısımda ne çok detay vermiş yazar yahu dedirtti bana ancak son iki bölümü soluksuz okudum. Golding, insanın içgüdüsel olarak hem iyiliği hem kötülüğü -çocuk dahi olsa- içinde barındırdığını, duruma göre bu iki yandan birinin açığa çıkabileceğini vurgular. Bu noktada da eğitim kurumlarını ve toplumu inceden uyarır aslında. Bakın düzgün yönlendirme yapmazsanız çocuk da olsa kötü şeyler yapabilir der en basit tabirle. Zaten kitabın adı bu nedenle insanın içindeki kötülüğü simgelemesinden yola çıkarak ‘Sineklerin Tanrısı’dır.
Şu cümlelerle tamamlayayım incelememi:
1-Bayılarak okumadım kitabı, çok detay var, fazlaca hem de :/ ancak son kısımda, helal olsun ne ince verdi mesajı yazar, dedim.
2- Bu bir çocuk romanı asla değil.
3- Özellikle de anne- babalar ve eğitimciler, kesinlikle okumalısınız.