Mustafa Sabri Efendi'nin inanç ve kanaatine göre, din ile ahlâk aynı doğrultuda ele alınmalıdır. İnsanlığın giderek çoğalan ızdırabının ana temelini de "dinsizlik" oluşturmaktadır. Bu akımın öncülerinde ne vatan sevgisi, ne dostluk, ne milliyet duygusu ve ne de yardımseverlik vardır. Bunların tümü dinsizlere göre yalandır.
Bu durum, Mustafa Sabri'yi öyle etkilemiş ki, ülkeden çıktıktan sonra, 150'likler affedilmişlerse de o bir daha geri gelmemiş, "diyanet hıyanetle eş değerde sayıldığı" bir Türkiye'den uzakta ömrünü noktalamıştır!..
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Cahit Sıtkı Tarancı