Tarife sığmıyor aşkın anlamı, Ancak çeken bilir bu derdi, gamı, Bir kördüğüm baştan sona tamamı, Çözemedim çözülmüyor Mihriban! Abdurrahim Karakoç
Alıntı
Boşa bağlanmamış bülbül gülüne, Kar koysan köz olur aşkın külüne, Şaştım kara bahtın tahammülüne, Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban! Abdurrahim Karakoç
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tabiplerde ilaç yoktur yarama, Aşk deyince ötesini arama, Her nesnenin bir bitimi var ama, Aşka hudut çizilmiyor Mihriban! Abdurrahim Karakoç
Alıntı
Önce naz, sonra söz ve sonra hile, Sevilen seveni düşürür dile, Seneler asırlar değişse bile, Eski töre bozulmuyor Mihriban! Abdurrahim Karakoç
Alıntı
Kalın Musa şok :d
#299753422 Tembih edildiği gibi, kocakarı misafirin önüne küçük bir kaşık koymuştu. Ama heyhat ki, Musa sofraya oturur oturmaz, adam koynundan kendi kaşığını çıkardı. Meşe ağacından oyulma, bir hayli eski, ama yine de evladiyelik, devasa bir kaşıktı bu! Musa'nın içi titredi.
Sayfa 73
Yanlış Batılılaşma artık yalnızca fikirde değil; bedende, seste, duruşta ve hayatta tezahür etmektedir. Bir millet özünü, benliğini, kültürünü yitirirse kaçınılmaz bir sonla akabinde de kendini kaybeder. Sözün kısası yapraklar bir günde dökülmez, önce bağları zayıflar, sonra renkleri solar, sonunda sessizce yere düşerler. Muhammed Alperen Varol
Edebiyat