hüdaverdi türk

hüdaverdi türk

, bir kitap okudu
7/10
·263 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 00:00
·
2024 23. kitabı
Murat Menteş
8.3/10 · 17,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kurandaki kıssaları; Tevrat'a ve İncile doğrulatmak isteyenler, yarın da Cennete, Cehenneme, Haşre, Neşre dair ayetleri modern bilime doğrulatmak isterlerse ortaya nasıl bir Kur'an tasavvuru çıkacaktır?! Kutsal olan bir kitabın tarihe muhtaç addedilmesi, O'nun kutsallığını ihlal etmeyecek midir?! Kur'an'ı tarihin ya da bilimin şehadetine arz etmeyi zorunlu görmek, tarihi verilere uymaması durumunda nesnelliği tartışmalı olan “tarih”i esas almak Kur'an'ın haber verdiklerinden şüphe etmek değil midir?! Ayrıca sonsuz değişme özelliğine sahip olan bilime ve bir kişinin rivayetine dayanan tarihe göre geçmiş ve gelecek zamanların Rabbi olan Allahın Kuran'ını test etmek metafizik alanda çelik-çomak oynamak gibi avare bir uğraşı olur. Bunları söylerken Kur'an'ın bilimle, tarihle anlaşılamayacağını söylemiyoruz elbette. Onun anlaşılmasında, tarih ve bilimin “mutlak ölçü” kabul edilemeyeceğini ifade etmeye çalışıyoruz. Müsteşriklerin ve tarihselcilerin, bir taraftan Kitab-ı Mukaddes'in tahrif edildiğini, ondaki bir çok tarihi olayın efsane olduğunu söylerken, diğer taraftan ondaki efsaneleri delil kabul edip, Kur'an'ın karşısına çıkarmaları tam bir tutarsızlıktır.
• “Evlâdına dînini öğretmeyen ana-babalar, dünyanın en merhametsiz insanlarıdır… Dînî terbiye vermeden evlât yetiştirmek, sobada yakmak için ağaç yetiştirmek gibidir.” [1231]
Musa topbaş vasiyeti
Uzun ömür verdin, en değerli dostlarını fakir için rehber eyledin, dünyevî, uhrevî hiçbir şeyi esirgemedin, bol bol ihsân eyledin! Buna rağmen gayrete gelip de lâyıkıyla kulluk edemedim, koskoca ömür böylece geldi geçti. Hatâlar, noksanlıklar birbirini takip etti. Gönlümün istediği gibi yeşeremedim. Yalnız Sen’in yüceliğinle, Rahmânlığınla, Settârlığınla ve Gaffarlığınla tesellî buldum. Bu hakir, zayıf kulunun günahlarını, hatâlarını bağışla! Çünkü o Sen’i, Rasûl-i Edîb’ini ve bütün Sen’i sevenleri ve sevdiklerini sevmiştir. Bu da yine Sen’in lûtf u ihsânınla, kereminle, inâyetinle zuhûr etmiştir. Gerek vârislerime, gerek onu takip eden ve edecek olan zürriyetime de inâyet eyle! Hepsine kavî îman ver, atâlete uğrayanlardan eyleme ki bir taraftan kulluklarına devam ederken diğer taraftan Sen’in kullarına hizmet etsinler ve her an Sen’i tevhid edenlerden olsunlar!”