Human Posthuman …
Transhümanizm kelimesi "geçiş insanı" demektir. Amaç olarak şunları ileri sürerler. Temel amaçlardan biri ortalama 75-80 yaş olan insan ömrünü 120-130 yaşa kadar çıkarmaktır. Bu akımın bir diğer hedefi insanı (human), insanüstü (posthuman) bir seviyeye çıkarmaktır. Bu noktada transhümanizm, postümanizme giden yolda bir köprü işlevi görür. Asıl amaç olan insan ömrünü uzatmak dışında birçok hedef daha belirlenmiştir. Bunlardan bir diğeri de insanın yaşam standardını ve verimliliğini düşüren hastalıklara çözüm bulmaktadır. Yaşlanmayı durduracak aşılar geliştirilmeli ve insanın bağışıklık seviyesini çok daha güçlü hâle getirecek ilaçlar üretilmelidir. Bugünkü insan değişime uğratılarak insanüstü bir varlığa dönüştürülecektir. İnsanüstü bir ırk tasarlanıyor.
Sayfa 318
Alıntı
Üstinsan'dan transhümanizme
Transhümanizmi, dinî veya gnostik bir menşeiye dayandıran yaklaşımların yanında Nietzsche’ye dayandıran yaklaşımlar da mevcuttur. Sorgner, transhümanizm ve Nietzsche felsefe­sinde hususiyetle posthuman ve Nietzsche’nin “üstinsan/over human” kavramı arasında temel benzerliklerin olduğunu dü­şünür. M. More, yalnızca benzerlik olmadığını transhümanist fikirlerin doğrudan Nietzsche’den etkilendiğini iddia eder.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam
We can expect further dramatic advances in the sciences during this century. Many questions that now perplex us will be answered, and new questions will be posed that we can’t even conceive today. We should nonetheless be open-minded about the possibility that despite all our efforts, some fundamental truths about nature could be too complex for unaided human brains to fully grasp. Indeed, perhaps we’ll never understand the mystery of these brains themselves—how atoms can assemble into ‘grey matter’ that can become aware of itself and ponder its origins. Or perhaps any universe complicated enough to have allowed our emergence is for just that reason too complicated for our minds to understand. Whether the long-range future lies with organic posthumans or with intelligent machines is a matter for debate. But we would be too anthropocentric if we believed that a full understanding of physical reality is within humanity’s grasp, and that no enigmas will remain to challenge our posthuman descendants.
Bedenler yeni insan-ötesi (post-human) bedenler yaratmak üzere dönüştürülüp değiştiriliyor.12 Söz konusu bedensel dönüşümün ilk koşulu, insan bedeninin bir bütün olarak doğadan hiç de farklı olmadığını, insan ve hayvan, dişi ve erkek, insan ve makine arasında sabit ve zorunlu hiçbir sınırın olamadığını kabul etmektir; bu, doğa denen şeyin her türden yeni değişime, karışıma ve melezleştirmeye açık olan yapay bir alan olduğunu kabul etmekten başka bir anlama gelmez.13 12. Bedendeki insan-ötesi (posthuman) değişimler için, bkz. Judith Halberstam and Ira Livingston, 'Introduction: Posthuman Bodies,' Posthuman Bodies (Bloomington: Indiana University Press, 1995), s. 1-19; ve Steve Shaviro, The Cinematic Body (Minneapolis: University of Minnesota Press, 1993). 13. İnsanlar, hayvanlar ve makinelerin sınırları üzerine yapılmış bütün çalışmalara temel olabilecek temel metinler şunlardır: Donna Haraway, Simians, Cyborgs, and Women: the Reinvention of Nature (New york: Rothledge, 1991); ve Deleuze-Guattari, Anti-Oedipus, özellikle s. 1-8.
Felsefe
Transhümanizme dair yapılan çalışmalar, hayatı ve insanı değiştirmeye yönelik çalışmalardır. Oysa insanın yerini önce transhuman ardından posthuman'ın alacağı süreçte zihinsel ve bedensel olarak farklı olacağı düşünülen öğrenciler için yeni müfredat tasarlamanın imkânı üzerinde tartışmalar yapılmaktadır. Ayrıca trans-posthuman süreçte diğerlerine karşı (Human 2.0, YZ, robot, cyborg, android) insanın konumu ve tanımı belirsizlik taşır hâle gelmiştir. Geleneksel öğreti ve . inançlar sorgulamaya ve tartışmaya açılacak hâle gelmiştir. Örneğin, yirmi yıl sonra bir transhümanist öğretmen, ölümü, bir dönem insanın çözemediği veba, cüzzam gibi bir hastalık olarak ele alırsa ve esasında ölümün insanlık için “kötü” olduğunu ve insanın bütün kötülükleri zaman içinde yendiği gibi ölümü de yeneceğine duyduğu inancı çocuklara öğretirse, bu öğretmen “Ölüm, Allah'ın emri” diyen geleneksel anlayışla karşı karşıya gelecektir. Bu bağlamda transhümanizmin eğitim ile ilgili olarak akla getirdiği ilk sorun, din eğitiminin yerine ikame edilmesi ihtimalinin yaratacağı tartışmalardır."*