Hüseyin Umut Sevim

Hüseyin Umut Sevim
@huseyinsevim
Merhaba :))
Hafta sonu için film önerisi rica ediyorum arkadaşlar. Gerilim türü çok severim. Önerileriniz için şimdiden teşekkürler ❤️
Hüseyin Umut Sevim
"İhtiyarlara Yer Yok" izlemediyseniz.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Murathan Mungan-Eskidendi Çok Eskiden
"Zaman; hızla geçip gittiğini yaşarken değil ancak geriye dönüp baktığımızda anlayabileceğimiz sinsi bir kavram. Komşuluklarımızı, aile bağlarımızı, aşklarımızı biz değiştirdik. Peki iyi mi oldu kötü mü? Memnunmuyum yeni hayatlarımızdan, bilmiyorum. Ama bazı şeyleri çok özlüyorum." Ne güzel diziydi be Seksenler. Eskiye özlem sanırım hep var olacak. Neden acaba? Yeni, gelecek çok mu kötü? Belki değil, değildir ama belirsiz işte. Bu yüzden belki de. Gerçi özlemin nedeni mi olur? Tabii ki olmaz. Özlüyoruz sebebi olmadan. Murathan Mungan'ın dizeleri yine yüreğe dokunuyor. youtube.com/watch?v=1p2rvWi... Hani erken inerdi karanlık, Hani yağmur yağardı inceden, Hani okuldan, işten dönerken, Işıklar yanardı evlerde, Eskidendi, çok eskiden. Hani ay herkese gülümserken, Mevsimler kimseyi dinlemezken... Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, Eskidendi, çok eskiden. Hani hepimiz arkadaşken, Hani oyunlar tükenmemişken, Henüz kimse bize ihanet etmemiş, Biz kimseyi aldatmamışken, Eskidendi, çok eskiden. Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken, Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden, Daha biz kimseye küsmemiş, Daha kimse ölmemişken, Eskidendi, çok eskiden.
Hüseyin Umut Sevim
Ayşe?
Hakikat
"-Bir şey oldu zannetme. Bilâkis. Her zamankinden fazla sevgisi taşkındı. Biraz ağladı. Çok mustarip. Benim içime birdenbire kasvet çöktü. Onu teselli edemedim. Münasebetsiz bir anda yanından ayrıldım. Bir tek mazeretim vardı, son vapuru kaçırmamak. Fakat o büyük sevgiden bahsediyordu. Büyük sevgiye karşı son vapur. Yan yana söylenir şeyler değil."
Sayfa 63 - alkım
Edebiyat
Hüseyin Umut Sevim
"Selma ve Gölgesi" tipik bir polisiye romanından çok daha fazlası! Çok güçlü bir kalem!
Puan vermedi·80 syf.·
2018 72. kitabı
Kısacık kitaplara dünyaları sığdırmayı başarabilen bir yazar Stefan Zweig. "Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat"i o kadar sarsıcı bir biçimde anlatıyor ki, insana kitabı bitirmeden bırakmamak dışında başka bir seçenek bırakmıyor. İnsana ve insan psikolojisine dair etkileyici tespitleri var Zweig'in. Kitabın baş karakteri Mrs. C. geçmişinde yaşadığı bir olayı vicdan azabından ötürü hatırlamak bile istemezken kendisine hak vereceğini düşündüğü bir insanla karşılaşınca her şeyi eksiksiz bir şekilde anlatmaya başlar ilk defa. Her okuyucu farklı bir bakış açısıyla okuyup kitaptan farklı bir mesaj çıkarabilir elbette ve benim kitaptan sonra en çok düşündüğüm şey, bir insanın geçmişinden bağımsız yaşayamayacağı oldu. Geçmişinde vicdanını sorgulatacak bir "hata" yapmışsa eğer (hata değilse bile vicdan azabı çekmesi için kendisinin bunun hata olduğuna inanması yeterlidir), söz konusu hatasını kendisine hak verecek birine anlatarak içini boşaltır ve hayatına kaldığı yerden daha rahat bir şekilde devam eder. Kitabı bitirdikten sonra saygıyla öpüp alnıma koydum. Beni çok etkileyen her kitaba alışkanlıkla yaptığım gibi. Zweig'e sonsuz saygılarımla...
Edebiyat
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma
Onur Can isimli okura yanıt verildi
Hüseyin Umut Sevim
Çok özür dilerim, çok haklısınız. Geç oldu sizin için biliyorum ama hemen düzeltiyorum. Size yine de kitabı şiddetle tavsiye ediyorum, bir şey kaybetmiş sayılmazsınız.