Acıyı,çaresizliği,umudu,yalnızlığı yani soğuğu en derinden hissettiren bu anılar zincirinde beni en çok etkileyen; mutlak yokluk ve çoraklıkta, sağduyunun şiddetli dalgaları dinginleştiren,korkuyu yok eden ve bilinmezleri birer tecrübeye dönüştüren müthiş gücünün yansıtılışı oldu. Bundan daha kötü ne olabilir ki avuntusuyla umudunu ve akıl sağlığını korumaya çalışan, şartlar ne olursa olsun yaşadığı köhne kasabanın insanlarını iyi etmeye ve cahilliği yenmeye çalışan genç bir doktor. Romanın sarsıcı kısmı ise çalıştığı yerdeki görevi bitip şehre, medeniyete döndüğünde yerine gelen yeni doktordan kendisine gelen bir mektup ve bir not defterinin ortaya çıkışıyla başlıyor. Nasıl bi soğuktan kurtulduğunu daha iyi anlıyor o vakit. Devrim zamanı rüyasını, yoklukla mücadele eden bi gençliği ve halkı çok güzel işlemiş bulgakov. Okunmalı bence.. Tekrar kitap okumaya başlamak ve bu kitapla başlamak çok güzel..