KÜLLER VE UÇURUMLAR
Günümüz başarılı yazarlarından Necip Tosun’un 14 öyküden oluşan kitabını bir çırpıda okudum diyemem. Her öykü sonunda kitabı kapatıp biraz düşünme, hikayeyi sindirme ihtiyacı duydum. Çünkü yazarımız, her şeyi açık açık yazmamış , bazı şeyleri okuyucu kendi anlasın, sonunu kendi bağlasın der gibi kaleme almış öykülerini.
Öykü isimleri de çok dikkatimi çekti. Kuyu ve İbrahim öyküsü, Hz Yusuf ve Hz İbrahim kıssalarını hatırlatması, İnşirah, İnfitar ve Hüzzam öyküsünde de bir kıssa ile bağlantı var mı diye düşündürdü beni. Kitaptaki öykülerde yalnızlık, ölüm, arayış, kaçış,hayal kırıklığı gibi temaların ağır basması beni biraz yordu diyebilirim. Fakat öykülerdeki ölümleri, kaçışları, hayal kırıklıklarını öyle okuyucunun gözüne sokacak şekilde değil de bir başka mekana geçme, yer değiştirme gibi anlatmış. Aslında biraz da okurun hayal dünyasına bırakılmış gibi yani ya yok oluş ya da yeni bir umut gibi…. Üst kurmaca tekniğini büyük bir ustalık ile kullanan yazarımız, ayna, yağmur, tren, cam, tıraş bıçağı metoforunu sıkça kullanmış.
Kitaptaki betimlemeleri, benzetmeleri , anlatım tekniklerini yani edebi dilini çok beğendim. Bazı öykülerindeki şiirsel anlatıma da hayran kaldım diyebilirim. Belki de bu yüzden ara ara açıp okuyacağım bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Dura düşüne okumayı sevenler için özellikle tavsiye ederim. Fakat bu tavsiyem melankolik takılanlar için geçerli değil. Çünkü daha bir umutsuzluğa sürükleyebilir.