Havvanur

Utopialılar aklı başında insanların, yıldızlar ve güneş dururken, bir incinin ya da bir elmasın cılız pırıltısına düşkünlüklerine şaşarlar. Bir koyunun sırtında taşıdığı yünün en incesinden yapılmış giysiler giyiyor diye bir insanın daha soylu, daha değerli olacağını sanması deliliktir onlar için. Kendiliğinden hiç de yararlı olmayan altına neden bu kadar değer verildiğini, insanın dilediği gibi kullandığı bir nesnenin nasıl insandan daha üstün sayılabileceğini anlamıyorlardı.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Evet Falin biz buyuz. Hücrelerimiz ve vücudumuzdaki mikroorganizmalarla beraber trilyonlarca canlının bir arada yaşadığı ortak bir yaşam formuyuz. Öyle ki hem devasa bir mezarlık hem de yaşamın sürekli yeşerdiği inanılmaz bir ormanız..."
Demek ömür boyu ancak onun anısıyla yaşayabileceğim, şimdiden olduğu gibi, şimdi de bir an için o kokuya sahip olacak olan bir benin ön anısıyla yaşadığım gibi... Peki öyleyse ne diye ihtiyacım olsun bu kokuya?
Bugüne kadar hep, büzülüp uzaklaşması gereken şeyin genel olarak dünya olduğunu sanmıştı. Oysa dünya değildi, insanlardı. Öyle görünüyordu ki dünyada, insanları boşalmış bir dünyada pekâlâ yaşanabilirdi.
İçini açığa vurmak istiyordu, başka bir şey değil, dış dünyanın verebileceği her şeyden harikulade bulduğu içini açığa vurmak.