ölüm asla şehvetli olamayacak tek takıntıdır; arzulandığında bile, o arzuya örtük bir pişmanlık eşlik eder. ölmek istiyorum, ama bunu istediğim için pişmanım: işte kendisini hiçliğe kapıp koyuveren herkes bunu duyumsar. olabilecek en sapkın duygu ölüm duygusudur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
yaşamı övmek nasıl bir dengesizlik işaretiyse, zihni övmek de bilinçsizlik işaretidir. normal bir insan için yaşam apaçık bir gerçektir; yalnızca hasta düşmemek için onu yücelterek üstüne toz kondurmaz. iyi de ne yaşamı ne de zihni göklere çıkarabilen kişi ne yapsın?
yoksa delilik lirizmin son kertesi midir? biz yine de deliliğe övgüyü yeniden yazmaktan kaçınalım, lirizme övgüyü yazmakla yetinelim. lirik durum biçimlerle sistemlerin ötesindedir: içsel bir akışkanlık, bir akış, ideal bir yakınsamayı andıran tek bir atılımla, zihinsel yaşantım tüm öğelerini birbirine karıştırıp, yoğun, kusursuz bir ritim yaratır. çerçeve ve biçimlerin tutsağı olan, her şeyi gizleyen bir kültürün aşın inceliğiyle karşılaştırıldığında, lirizm barbarca bir ifadedir: gerçek değeri de tam olarak kan, içtenlik ve alevden başka hiçbir şey olmamasında yatar.