Bir mektubunda şöyle diyordu bana: “ Hasta olduğumda, kolum kanadım kırık olduğunda ya da üzüntülüyken seni ne kadar özlüyorum bilemezsin...” Bana yazdığı şu dörtlükte de bunu gayet iyi gösteriyor:
Bütün bir günü geçirirsem
Küçük aşkımı görmeden
Ocak ayının soğuğunu duyarım
Aşkımın haziranında.
Fransızlar, İspanya'ya saldırarak ülkeye ayak bastığı esnada engizisyonlarda icra olunan pek çok duruşma vardı. Binlerce mazlum ve masum kişi ümitsiz ve kederli bir hâldeyken 1808 senesi Aralık ayının dördüncü günü Napolyon Bonaparte tarafından çıkarılan ferman gereği işte bu zararlı meclis kaldırıldı ve hayatından ümidini kesen binlerce biçarenin hayat ve hürriyetleri iade edildi.
Bir ayinin yapılması sırasında başlama ve bitirme formüllerine tekabül eden bu formüller, daha önce bir başka yerde de söylediğimiz gibi, Hermesçilik'teki "donma" (coagulation) ve "çözülme"yle (solution) ilişkilidir.
Nihayet haziran ayının ilk günü geldi çattı; Rosalie Murray, Layd Ashby’ye dönüştü.
Gelinliği içinde harikulade görünüyordu.
… oldu bitti kaderim mühürlendi artık geri dönüş yok sizin tebriklerinizi almaya ve size veda etmeye.
Paris Roma Napoli İsviçre Londra.. aman Tanrı’m
Ocak ayının yeni başladığı o gece. Yeni yılın tüm vaatleriyle insanlığı kısa bir süreliğine sakinleştirdiği o zaman aralığı. Herkesin bir yalana kısa bir süreliğine tutunduğu zamanlar.
Şeyhim Ali Havvas (Rahimehullah)'ı şöyle derken işittim:
"Bu günlerde yerin içine geçmeği, ancak aldanmış kişi uzak görebilir. Nitekim Mevla (Celle Celalühü) günahı bizimkinden daha az