Alp Arslan, Urfa'dan ayrılıp Ocak 1071 sonlarında Birecik yakınlarındaki Nehrülcevz yöresinden Fırat'ı geçerek burada bulunan çok hoşlandığı bir çayırda dinlenmek üzere konakladı. Bu sırada fakih Ebû Cafer, sultana "Ey Efendimiz, ulu Tanrı'nın sana ihsan ettiği bu nimete şükret" deyince, Sultan "Bu nimet nedir?" diye sordu. Bunun üzerine fakih "Bu ırmağı şimdiye kadar Türk olarak yalnız köle asıllı hükümdarlar geçmişlerdir; hâlbuki bu gün, Hazret-i âlileri, ilk kez bir Türk sultanı olarak geçiyorlar" dedi.
Sayfa 75
1000Kitap
Ehl-i temkînem meni benzetme ey gül bülbüle Derde yoh sabrı anun her lâhza min feryâdı var
Divan
Reklam
On yedinci söz
Dünya, bir kitab-ı Samedanîdir. Huruf ve kelimatı nefislerine değil belki başkasının zat ve sıfat ve esmasına delâlet ediyorlar. Öyle ise manasını bil, al; nukuşunu bırak git.
Envar Neşriyat·Kitabı okudu
Cennet, insanların kusurunu affedenler için de hazırlandı. Cenab-ı Hak, iyilik edenleri sever. ( Âl-i İmran-3)
Sayfa 498 - Şamil Yayınları Cilt-2·Kitabı okuyor
Din
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı Hemu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Divan
We're waiting, I tell the woman. Sometimes I think it is all we ever do.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam