“Kalbinde Allah'ın rızasına ulaşma isteği olan kişi yolun yarısını almış demektir...” //İmam-ı Rabbani
Yine geldi şu dolunay (bi de burcumda üstelik) içimdeki kurt kadın çıktı ve oldukça asabi öğleden önce part1 i yaşattı😡 du bakalım sonu hayrolsun 🤣🤣
Hayata Dair
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzin kitabından bir beyt;
Aklen güzel olan şudur ki, işe başlarken, Sözün temeli, Allahdan başkası hâtıra gelmemesi. Aczsiz kudret, cehlsiz hikmet Ona mahsûsdur, Bütün herşeyi yaratan kudret sâhibi Odur. Onun yaratdıkları sayısızdır, Her mahlûkuna verdiği ni’metler de sayısızdır. Bu âyette her çeşid ihtilâf ile alâkalı muhâbere vardır, Biz ehl-i sünnetin hizmetçisi, Çihâr yârın dostlarıyız.
"Visâl nefs-i zevâl oldu; devâyı ayn-ı dâ' gördüm" Bediüzzaman Said Nursî
Duygu ve Düşünce
Kuma serisi
Kuma Yazarların Ezo yanıklığı nedir, anlamıyorum. Ezo ve Şerwan sahneleri pas geçilmiş. Beritan ve şerwan sahneleri detaylı verilmiş. Olaylar hep onun üzerinden, onun lehine dönüyor. Beritan bir şekilde suçunu örtbas edip işin içinden sıyrılıyor. Beritan hep haklı. Beritan hep mağdur. O bir drama kraliçesi. Kitapta tek bir ana karakter var, aslında. O da Beritan. İki kadının hikayesi değil bu. Kumanın hikayesi. Sırf Ezo'yu yazmamak adına tüm sülaleyi, sülale ilişkilerini yazmışlar. Bu kitabı aşiretlerini okumak için mi okuduk sizce? Beritan'la Şerwan'ı yaklaştırmak için kağıt, ütü, vb. sahnelerle romantizm yaşatmaları saçmalığı... Alo, adam hani karısıma aşıktı? Ne çabuk gönlü kaydı başkasına? Şehnaz Haşimoğlu
Wattpad
Narsisizm sinemada! Narsisizm sinemaya gittiğinde kendini evinde hissediyordur. Çünkü sinemanın tüm öğeleri; yaratanları ve ürünleri narsisizmle yoğruluyor... “Hiç kimse” olmak zordur. Hiç kimse "bir şey" olmadan yaşamak istemez. Herkes bir şey olmak ister. Çocukluktan itibaren insan evrenin merkezi olmak, fark edilmek, sevilmek, hayranlık duyulmak, beğenilmek, övülmek, seçilmiş olmak ve tapınılmak ister. Bu her çocuğun samimi gereksinimidir. Bu gereksinim canlının özüdür. Bu arzular anormal olamayacak kadar birey için baskındır. Peki bunları arzulayan ve elde eden çocuk büyüyünce ne ister? Tabi ki bunların devamıdır arzusu. Ama çocukluk dönemi kadar arzularını naif bir şekilde ortaya koyamaz. O zaman çocuk büyüyünce kahraman olmak ister. Çünkü kahramanlar; fark edilmeyi, sevilmeyi, hayranlık duyulmayı, beğenilmeyi, övülmeyi ve tapınılmayı hak eder! “Kendimi beyaz perdede görmek istiyorum”. Bu istek aslında tanınma ve görünür olma tutkusunun bir yansımasıdır. Tek başına görünmek isteği aslında sadece görünmektir. Görünmenin ne biçimde olacağını belirlemez. İçi boş bir imge yaratmaktır amaç. TV’ye çıkanların başkalarına haber vermelerine benzer bir durumdur. "Bu akşam TV'deyim" beni seyretsene!". Ne söyleyeceğinin önemi yoktur o anda, amaç "seyredilmektir", yani "görünmektir". Aynı durum Facebook içinde geçerli değil mi? "Bak ben buradayım, varım" demektir. Ne ilginçtir ki, Facebook'ta "beğen" düğmesi vardır. Bu seçenek aslında davranışlarımızın beğenmek ve beğenilmek üstüne kurulduğunun bir ispatıdır. "Benim beğendiklerim"i işaret eder kişi çevresine. Kendini yansıtır, görünür olur ve alkışı bekler... Descartes'ın "düşünüyorum öyleyse varım" söylemi günümüz için "görünüyorum" öyleyse varım" biçimine evrilmiştir. İnsanların temel fantezileri cinsel zaferler