Zaman, Allah'ın kuluna en büyük ihsân-ı ilâhisidir.
Uzun bir müddet için sefere gideceğim. Evin ihtiyaçları tedarik olundu. Bir ay için ev verdim. Çocukların nafakaları hallettim. Fakat kendim için yolculuğa çıkacak kadar bir paranın yokluğu yolumu kesmekte idi. bunun için de borçlanmaya karar verdim. Dostların birinden yirmi ruble borç aldım. Hemen bir mâni çıkmadan yola çıkmak üzere teşebbüs etmiştim. O günü Rusya'nın payitaht gazetelerinde Reval mülâkatı, Şark meselesin­ de kat’! bir karar vereceği haberini getirdi. Zaten İslâm âleminde ümitsizlikten başka birşey yoktu. Türkiye inkılâbının nasıl bir ne­ticeye varacağı meçhuldü. Biz de her zaman uzun ve derince dü­şünmekle uğursuz Şark meselesi için bir son verileceğine kanaat etmiştik. Fakat mutlaka Osmanlı kahramanları son nefese kadar can feda edeceklerini de düşünürdük. Bundan dolayı ben de kır­langıcın Nemrud’un ateşine ağzıyla su götürdüğünü hatırlayarak uzak doğuya doğru harekete geçtim. Fakat kalbimde yerleşmiş olan uzun seyahati kendimden başka kimse bilmiyor; ailem ise yolculuğun sonunu Ofa, daha ziyade olursa Tomski zannet­mekte; ben de ayrılık acısıyla çekişmekte, “Nâr-ı fırkatle dönüp pervaneye, benzedim her hal ile divaneye” mısranı tekrar etmek­tedim. Çocuklarım ise hazin hazin gözlerime bakmakta idiler.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Arha'nın kabullenişi!
"Deniz'i görmek isterdim. "dedi Penth. "Ne için ?" dedi, Arha... Şey neden olduğunu bilmiyorum. Sadece değişik bir şey görmek istiyorum. Burası hep aynı hiçbir şey olmuyor. "Her yerde olan her şey burada başlar."dedi, Arha. "Biliyorum...Ama olan şeylerin bazılarında görmek istiyorum!
Sayfa 26 - metis·Kitabı okuyor
Alıntı
..mahiyet-i insaniye, ebediyetle fıtraten alâkadardır. (İman ve Küfür Müv. 229.sh - Risale-i Nur)
Din
İbn Ata Rh.a
Bir kimseye Hakk'a hizmet zor gelir de yapmazsa, O'nun kurbiyyet nimetine eremez. Bir kimse Hakk'ı anmayı, dünyadayken kendisine bir nimet telâkki etmediği takdirde, ahirette O'nun ru'yet ninetine eremez.