Düştüm hakikat dehrine
Düştüm hakikat dehrine Baktım ki yokmuşum meğer Uçtum havada engine Baktım ki hiçmişim meğer Ölsem desem ölemedim Temelliden göçemedim Bugün insan yarın çiçek Ben bu sırra eremedim Berhayat hep daim imiş Ölüm havz-ı hayal imiş Anladım ki gıyer imiş Bi-nihaye halmiş meğer Bir vücut buldum âlemde Insan denen bu muhtide Sesleniyorlar bir dilde Bâhil Onurmuşum meğer
1000Kitap
Şahsen, tomris'i ahmet arif gondiklesin isterdim ben. Ülkü tamer hiç olmadı mesela. Alışamadım bu duruma. Hangi kalemin yazısı, zorlu yazısı, belanda?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şems-i Tebrizi'den
“Gönlünü boşalt ki. Allah doldursun, kendini unut ki. O'nu bulasın.”
Ay yüzlü
Ay ' ı bulman için Gözün değil gönlün güzel olmalı İşte o ay benim... 🤍
Ben ve Duygularım
Büyük Azerbaycanlı sûfi Seyyid Hamza Nigârîye göre; "Aşk, kâf-ı aşk'tır. Aşk sözünün sonu 'kaf' harfiyle bittiği için, kaf harfi de yüce makamı temsil ettiği için aşkın sonu yücelik makamıdır."
1000Kitap
13 Mayıs 1915 gecesi, Çanakkale Savaşında Osmanlı Donanması'na ait, halkın bağışlarıyla temin edilen torpido gemisi Muâvenet-i Milliye, attığı torpidolarla İngiliz zırhlısı HMS Goliath'ı vurmuştu ve gemi kısa sürede batmıştı. "Goliath" ismi, Kuran-ı Kerim'de geçen Calut'un Batı dillerindeki adıdır. Kuran-ı Kerim'de Davud a.s., Calut'u tek bir taşla yenmiştir ve bu nedenle Goliath'ın batırılması bu kıssa ile bağdaştırılır... Muâvenet-i Milliye ile Goliath'ın özelliklerine bakıldığında daha net anlaşılıyor.. Muâvenet-i Milliye "Goliath"a kıyasla daha zayıf bir yapıya sahipti. "Goliath" ise adı gibi devasa, ağır zırhlı ve ateş gücü çok yüksek bir "deniz devi"ydi... Calut da kendi büyüklüğüne güvenmiş, ancak Davud a.s.'ın hamlesi karşısında o dev cüsse, Allah'ın yardımı ile hiçbir anlam ifade etmemiştir.. Tarihte her zaman Davudlar ve Calutlar tekerrür eder...